1 ay boyunca CNBC-E'de reklamları döndürüldü, Band of Brothers'a benzerliği yüzünden aylarca beklenildi, Steven Spielberg ve Tom Hanks gibi isimlerin altında imzası olduğu için abartıldıkça abartıldı. Peki gelinen noktada Türk izleyicisinin The Pacific'e olan bakış açısı nasıl?Olaydan haberi olmayan veya The Pacific de ne kardeşim diyenlere kısaca anlatayım. The Pacific'i daha önceden burada da yazmıştım. Band of Brothers'ı izlemeyen ama methini herzaman duyan biri olarak beklenti katsayım tabii ki yüksekti ve ilk bölümün yayınlanmasıyla da bu beklentim "so so" karşılanmıştı. Amerikan askerlerinin Pasifik cephesinde yaşadıklarını anlatan, 200 milyon dolarcık kendisi gibi mini bir bütçeye sahip 10 bölümlük mini dizi The Pacific. İşte orada savaşıp bu zamana kadar yaşamış insanlarla yaptıkları röportajlarla ufaktan gerçeklik hissi vermeye çalıştıkları bir mini dizi. Her şeyi gerçek yapmışlar, peki sıkıntı ne?
Sıkıntı şu oluyor ki, bu abiler gidip hiç işleri yokmuş gibi İzmir'i alet etmişler diziye. Amerikan askerleri Avustralya'ya dönüyorlar. O ara hiç erkek yok kanguru cennetinde. Hepsi savaşa gitmiş, memleketi için. Bütün bayanlar da zevkle, coşkuyla karşılıyor tabii bizim amerikanları. Başroldeki elemanlardan biri Yunan bir ailenin kızıyla tanışıyor. Kız eve gelmesini istiyor bundan. O da eve gidip ailesiyle tanışıyor, oğlanı çok seviyorlar falan. Akşam onlarla yemek yiyor. Yemek sırasında oğlanın "siz nerelisiniz" demesiyle patlak veriyor sıkıntı. "İzmirliydik biz" "Türkler gelip yakıp yıktılar İzmir'i ve canımızı zor kurtardık. Annemle denize atladık, yardımsever bir denizci bizleri kurtardı, sonra da buralara geldik" diyor. Tabii bu muhabbetten kısa bir süre sonra görüyoruz ki Yunan kızımız oğlanın koynuna girmekte hiç gecikmiyor, hatta birkaç kez giriyor. :)
-the turks invaded in 1922 and burned it down. all gone.if you survived, you fled like my mama and me. but we made it down to the docks. we swam to a ship. the captain took us onboard and sailed us to piraeus. he saved our lives. but our home was gone. so where do we go? we come here. we live, we work, we find love.
Yahu nedir bu kuyruk acısı? Üstünden kaç yıl geçmiş, bir de gerçek-dışı bir şekilde anlatıyorsun. Sanki İzmir yunanlılarındı ve Türkler oraya gidip milleti gebertip, yakıp yıkıp sizin olan bir şehri aldı. Olayın gerçek boyutunu tabii ki kimse bilmiyor ama zaten Türkler'e ait Türk bir şehri kendisinin gibi gösterme cesaretini nasıl buluyor bu adamlar? Amaçları ne?
Dizinin 3. bölümünde yaşanan bu olaydan sonra, diziyi yayınlayan HBO kanalının forumlarında ve birçok yabancı forumda Türkler taarruza geçti tabii. Şikayetlerin ardı arkası kesilmedi. 4. bölüm yayınlandı birkaç gün önce ama sanmıyorum herhangi bir atraksiyon yapacaklarını.
Peki bizim CNBC-E kanalımız ne yapacak? Tee ne zamandan beri reklamlarını döndürmeye başladı, 15-20 güne de izletmeye başlatacak. Okuduğum bir habere göre o ilgili sahneler kesilip atılacakmış ama ne kadar gerçektir bilemiyorum.
Sizin görüşlerinizi de merak ediyorum tabii. Türk'ün, Türkiye'nin Düşmanı Filmler diye bir yazı yazmıştım. Orada da aksini savunmuşlardı, yok böyle bir şey diye ama hani tüm dünyada reklamları döndürülen, böylesine büyük isimlerin yer aldığı bir projede böylesine acizce bir taktik uygulanmasına ne diyorsunuz? Yok mudur bir Türk düşmanlığı?
Yorumlar için;
http://cineshoot.blogspot.com/2010/04/pacificin-rezaleti.html
0 Yorumlar