Allah'ım bizleri, sana hakkıyla iman eden kullarından eyle..
Öyle bir zamandayız ki, islamı yaşamak çok zor.
Zorluğun nedenleri ise bana göre artık çok farklı. Örneğin artık şeytana ihtiyaç yok. Çünkü bizzat insanlar olmuş birer şeytan...
Bazı insanlar kendi istekleriyle ibadetlerini yapmakta kısıtlanırken, bazıları ise isteği olmaksızın, zorunlu ibadete maruz bırakılıyor..
Bazı anne ve babalar, "örtünme gençsin", "namaz kılma, ders çalış"... derken,
Bazıları da "örtün, etraf ne der", "biz atalarımızdan böyle gördük","evlilik yaşın geldi, hala ne namaz var ne türban", "böyle giderse evde kalacaksın"... gibi örnekler çoğaltılabilir.. Ben artık sadece acıyorum bu anlayışta olan insanlara ve dua ediyorum onlar için.
İman ve ibadet tamamen Allah'la kulu arasında olmakla beraber, insanların dini yaymakta, anlatmakta üzerlerine payeler düşmektedir.
Kimse sadece etrafındaki baskı için örtünmez yada ibadet etmez/etmemelidir. Çünkü bu durumda Allah'a şirk(ikilik) koşmuş oluyorsun. Allah istediği, emrettiği için değil, yarattığı aciz bir varlık olan insanın zoruyla yapıyorsun bunları. Tabi zorlama sona erincede arzuladığın yaşama geri dönüyorsun.
Sonuç; "zorla yapıyordum, zordan kurtuldum, istediğimi yaparım, oh hayat ne güzel.."
İnsanlara anlatılmalı elbette dinin gereklerini, ama tercih şansı ona bırakılmalı, kimse kimsenin yaptıklarından sorumlu değildir, anlatmakla mükelleftir elbette ama tercih kişiye aittir. Çünkü böyle olunca dinin gereklerini zorla yerine getiren kişiler, kolayını bulunca tabiri caizse "zıvanadan çıkıyor" ve dinini yaşayan insanlarda karalanmış, zan altında bırakılmış oluyorlar..
Bazıları da dinin gereklerini kendi istekleriyle yerine getirirken, karşısına çıkan zorlukların üstedinden gelemiyor. Kişi örtülüyken, bir anda açılıveriyor. Sebep ise eşi öyle istemiş.
Güzel kardeşim, o insan senin türbanlı olduğunu bilerek evlenmedimi seninle. Ya da sen dini bilen yaşayan biri olarak, nasıl bir eş sahibisinki senden türbanını çıkarmanı, ibadetlerini terketmeni istiyor...
Sen buna nasıl göz yumuyorsun...
Müslüman olarak nasıl bir arkadaş çevren var ki, sen türbanını çıkardığında, sana "canım iyiki çıkarttın şunu, bak ne güzel olmuşsun, böyle çok daha güzelsin..vb." diyebiliyorlar...
Artık çivisi çıkmış olan dünyada imanını koruyabilmek çok zor ve meşakkatli...
Bunları görünce utanıyorum, yüzüm kızarıyor, çığlık atmak, haykırmak, sessizce köşeme çekilip doyasıya ağlamak istiyorum..
Çevrende böyle insanlar varken şeytana ne hacet...
Öyle bir zamandayız ki, islamı yaşamak çok zor.
Zorluğun nedenleri ise bana göre artık çok farklı. Örneğin artık şeytana ihtiyaç yok. Çünkü bizzat insanlar olmuş birer şeytan...
Bazı insanlar kendi istekleriyle ibadetlerini yapmakta kısıtlanırken, bazıları ise isteği olmaksızın, zorunlu ibadete maruz bırakılıyor..
Bazı anne ve babalar, "örtünme gençsin", "namaz kılma, ders çalış"... derken,
Bazıları da "örtün, etraf ne der", "biz atalarımızdan böyle gördük","evlilik yaşın geldi, hala ne namaz var ne türban", "böyle giderse evde kalacaksın"... gibi örnekler çoğaltılabilir.. Ben artık sadece acıyorum bu anlayışta olan insanlara ve dua ediyorum onlar için.
İman ve ibadet tamamen Allah'la kulu arasında olmakla beraber, insanların dini yaymakta, anlatmakta üzerlerine payeler düşmektedir.
Kimse sadece etrafındaki baskı için örtünmez yada ibadet etmez/etmemelidir. Çünkü bu durumda Allah'a şirk(ikilik) koşmuş oluyorsun. Allah istediği, emrettiği için değil, yarattığı aciz bir varlık olan insanın zoruyla yapıyorsun bunları. Tabi zorlama sona erincede arzuladığın yaşama geri dönüyorsun.
Sonuç; "zorla yapıyordum, zordan kurtuldum, istediğimi yaparım, oh hayat ne güzel.."
İnsanlara anlatılmalı elbette dinin gereklerini, ama tercih şansı ona bırakılmalı, kimse kimsenin yaptıklarından sorumlu değildir, anlatmakla mükelleftir elbette ama tercih kişiye aittir. Çünkü böyle olunca dinin gereklerini zorla yerine getiren kişiler, kolayını bulunca tabiri caizse "zıvanadan çıkıyor" ve dinini yaşayan insanlarda karalanmış, zan altında bırakılmış oluyorlar..
Bazıları da dinin gereklerini kendi istekleriyle yerine getirirken, karşısına çıkan zorlukların üstedinden gelemiyor. Kişi örtülüyken, bir anda açılıveriyor. Sebep ise eşi öyle istemiş.
Güzel kardeşim, o insan senin türbanlı olduğunu bilerek evlenmedimi seninle. Ya da sen dini bilen yaşayan biri olarak, nasıl bir eş sahibisinki senden türbanını çıkarmanı, ibadetlerini terketmeni istiyor...
Sen buna nasıl göz yumuyorsun...
Müslüman olarak nasıl bir arkadaş çevren var ki, sen türbanını çıkardığında, sana "canım iyiki çıkarttın şunu, bak ne güzel olmuşsun, böyle çok daha güzelsin..vb." diyebiliyorlar...
Artık çivisi çıkmış olan dünyada imanını koruyabilmek çok zor ve meşakkatli...
Bunları görünce utanıyorum, yüzüm kızarıyor, çığlık atmak, haykırmak, sessizce köşeme çekilip doyasıya ağlamak istiyorum..
Çevrende böyle insanlar varken şeytana ne hacet...
Bu yazı şurada da yayınlanmıştır.

0 Yorumlar