Banner

Cennetten ayrılmanın diyeti: ‘’ Dünyaya gelmek ’’

'' Toprak; Adem’in özü...Kutsal ağacın altı; onun yaratıldığı yer..

Ademse kendi yaratılışına tanık..
Esma yetmedi bir yerden sonra Adem' i Adem etmeye...Ona müsemma ve bir isimle isimlenmiş ne varsa hepsi gösterildi. Bir büyük anlamak ve anlatılmak gücü verildi.

Kelimeler kitabının sayfaları sadece bir kereliğine zihnine serildi...Tanıdıkları, tanımadıkları, bir an görüp anında unuttukları, anlam verebildikleri, anlayamadıkları, telaffuz edip müsemmalarından korktukları, ismini anmakla bile ayağına tatlı bir telaş dokunanları...Hepsini...

Melekler bildi Ademin, tek ayrıcalığının tüm bu kelimeleri bilip, telaffuz edebilmek olduğunu ve secde ettiler, alnını toprağa koymayan tek bir melek vardı ki, onun adı o zamandan sonra, şeytan ve onun durduğu yerden ayrılan toprağın adı, cehennem oldu...

Havva...Yaratılmasına ramak kalmışken;

Adem rüyasında sol yanının boşaldığını gördü, ta ki uyanıp gördüğüyle dolana değin... O zamansızlık zamanında, cennet ırmağının kıyısında Adem onunla göz göze geldi, elini uzattı, usulca sen kimsin dedi. Bildiğini bir kez daha bilmek, kelimesini birde ondan duymak istedi...

Ben kadınım dedi Havva; ama bu benim sıfatım. Adımı henüz bilmiyorum.

Bana, dedi, bir isim ver, varlığım olsun. Bana sen isim ver, varlığım senin olsun..
Bana öyle bir isim ver ki, senin adının yanında dursun..
Seni anan beni de ansın, Bir ‘’ile’’ koy aramıza bizi birbirimize bağlasın...

Adem’in adını yaratıcı vermişti, Havva’yı Adem adlandırdı..
Havva’ nın adı adına, ruhu ruhuna, varlığı varlığına katıldı...
Bedeni ? Zaten Adem’in kalbinin altındaki kemikten yaratılmıştı...
Kadınların en çok uyurken huzur buldukları yerin burası olması, taa o zamanlardan gelmekteydi...

Sonra...Cennet, Adem ile Havva...Ta ki kötü melek öcünü almaya gelene kadar tarifsiz güzellikteydi...


                                                ‘’Yasak meyve ağacı...’’

Geçen her gün Adem ile Havva’nın aklına takıldı, her gün gözlerinde birikti yasak ağaç meyvesinin hayali...Şeytan onları ömürleriyle sınadı: Onlara bu meyveyi tatmakla ebedilik vaad etti, insanoğluna sınırsız bir ömrün varlığını bahşetti...

İnandı insanoğlu, mayasında hata vardı illaki ve ilk büyük hatası yaptı:
Yasak meyve ağacının meyvesini tattı.
Böylelikle cennetten kovulup, yeni mekanları olan Dünya’ya düştüler...O kadar sert düştüler ki Adem bildiği kelimelerin hepsini önce bir unuttu. Sonra bir kısmını hatırladıysa da, bir kısmını kıyamete değin unuttu....


                                 Üç şey seçtiler cennetten çıkarmak için:

                                                  1. Kelimeler
                                                  2. Aşk
                                                  3. Annelik duygusu

Kelimeleri Adem yanına aldı, annelik duygusunu taşımak Havva’ ya kaldı. Ama aşk çok ağırdı. İkisinin de, aşkı tek başına taşıması mümkün olmayınca, bölüştüler yükü. Yarısını Adem sırtlandı, yarısını Havva. Aşk daha yollarda sakin durmamıştı bir türlü. Kabına sığmamıştı. Bir yarısı yollarda kayboldu. Getirebildikleri ancak öbür yarısıydı..

O gündür bugündür; yeryüzü kelimeleri yetersiz, aşk bu dünyada kusurlu.
Annelik duygusu?
Havva’ nın cennet duygusu.
Gönülevinde, kadın bedeninde, tastamam duruyordu.

 
                                                                                                                                ...La...............

Yorum Gönder

0 Yorumlar