
Herkesle konuşmayı sevmiyorum... Ancak; yer,zaman ve kişi üçlemesi birbirine teğet düşecekte, ortaya bir çember çizeceğim... Böyle zamanlarda da susmayı bilmiyorum...
Geçen günlerde hiçbirini birbirine teğet düşüremediğim bir ortamda; konuşmalar var, sadece çemberin alt tarafı olabiliyorum: Yani ''Gülümsüyorum...''
Derken konu Aşk' a geldi...Tarafların birbirini özgür bırakabilmelerinden, Aşk' ın ömrü ne kadar sürerden, evliliğe kadar uzandı, sonra bir soru: '' Damlaaaa senin sevgilin var mııııı ? ''
Ben hala susmakta... İnsankızı halleri... Hep derim; kim bulabilmiş ki, kim kaybetsin beni..
Neyse, sonra biri sordu: '' Sana göre Aşk ne? ''
O anda bir müzik kulağıma çalınmaya başladı.... Philippe Rombi '' Les Lunettesles Magiques'' çalma imkanım olsa anlatacaktım Aşk' ın ne olduğunu...
Dedim Aşk... Bir şehrin göbeğinde herhangi bi arabanın üstüne çıkıp, öpüşmek.....
İnceden inceye konuşmaya anlatmaya gerek yoktu, Aşk buydu...
1 Yorumlar
aşk yaşamaz kafeste
gönülde bülbül olur
aşkın yaptığı beste