Bu benim hayatım - Bir milyon kalem

Bir milyon kalem

Blog yazarları topluluğu

12 Şubat 2020 Çarşamba

Bu benim hayatım

Korkunun zamanla bir bağlantısı yoktur. Korku size belirli zaman diliminde sonsuzluğu yaşatır. Bedeninin derinine sinen ölüm korkusu her tarafını kavrar ve seni bırakmaz. Korku senin ucunu göremediğin kuyu misali uzanan ömrünün sandığından ne kadar kısa olduğunu saniyeler içerisinde sana anlatır. Ağzında o kadar acı bir tat bırakır ki sanki dünyanın tüm pisliğini yakmışlar ve sana zorla koklatmışlar gibi hissettirir. Özellikle bir evde babandan dayak yerken seni dışarı çıkıp polise gitme diye o evde zorla tutmaya devam eden babaannen ve deden karşındaysa yüreğin tüm merhametini siler atar. Seni boğarken, döverken; sana bağırır, söverken onlar yaptıklarının doğruluğundan eminlerdir. Hayat birkaç dakika durup sizin yüzünüze gülsün diye beklersiniz. Üzerinize kilitlenen kapıların ardında şiddet görmeye devam eder 3 saat evde zorla tutulursunuz. O evden asla çıkamayacağınıza neredeyse emin vaziyette yalvarırsınız nolur bırakın diye. Çeşitli yalanlar ve vaadler ile evden çıkıp kendi evinize koşup anneniz görmesin darp izlerini diye size yaptırılan makyajı silerek hastaneye koşar darp raporu alır, polise gidip şikayetçi olursunuz. Lakin durum şudur, bir yeriniz kırılmadığı için darp raporu adalete eksik gelir. Daha önce de çeşitli şekillerde davalık olduğunuz babanızın sadece sizinle veya annenizle değil birçok insanla olan darp, şiddet, hakaret, tehdit dosyaları bile adaletçe eksik kalır ve sadece 3 ay uzaklaştırma verilir. 3 ay sonra neler olabileceğinin hesabını kimse yapmaz. Tehlike sezerseniz 3 ay daha uzaklaştırma aldırırsınız ama sonrası yoktur. Çünkü kadının ne ölüsü ne de dirisi değerlidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Lütfen düşüncelerinizle katkıda bulunun.

Sayfalar