* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Esiri oluyorum haklı/haksız yargılarımın.



İnsanların nasıl katı ve duygusuz olduklarını öğreniyorum. Hiç istemeye istemeye hemde.
Meğer onlar da hiç istememişler böyle olmak. 

İyi niyet denilen şeyi nasıl zaptedebilirim bunu gerçekten bilmiyorum.
Olumlu ve iyi niyetli düşünmek için ciddi manada zorlanıyorum.

Böyle olmasını ben istemiyorum ama o aklım varya heh işte o çok zorluyor. 
Esiri oluyorum haklı/haksız yargılarımın.
Çok acımasız eleştiriyorum belki, belki suçluyorum.

Söyledikleriyle yaptıkları birbirini tutmayan insanlar görüyorum.
Kimbilir.. karşıdan bakılınca bende öyleyim muhtemelen (kesin öyleyim).
Hepsinin, hepimizin geçerli nedenleri de var ondan eminim.

Yoksa neden iyi düşünmek için bu kadar kafa patlatayım.
Birini birilerini kırmadan, üzmeden üzülmeden çözüme kavuşmuyor bazı sorunlar. 
İlla ki o ağzındaki baklalar çıkacak yerinden, hatta sadece bakla değil bugüne dek yediğin yuttuğun ne varsa kusacaksın.

İşte o zaman sen kötü kedi şerafettin, herkes iyilik timsali oluyor.
Kustuğunda kimse geçmişe bakmıyor çünkü, sadece sen acımasız oluyorsun.. en acımasız.

Ne de olsa diğerlerine göre senin kafa patlattığın meseleler mesele bile sayılmaz.

Sence de biraz öyle değil mi?
Hadi ordan sende, senin de tuzun kuru!

Reklamlar

Bizi de Okusana ;) × +