* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

“Abla”nın Erzurum, Hınıs, Varto, Gülçimen Köyü gezisi-8


Mayıs’ın 25’i Cuma sabahı, komşudan gelen tazecik lavaş, kaymak ve tavana yapıştığı söylenen, geniz yakan balla kahvaltı edilir.

Mevlevî kültürüne benzer biçimde birlikte yemenin, ağırlıklı önem taşıdığı Alevî ilişkilerinde, Naciye Hanım, eşi ve “abla” bu kez, yan komşuya babiko (Kürtçe adıyla zelfetyemeğe çağırılırlar. “Abla” ile Okmeydanı Hastanesi yanındaki Gürsel Mahallesi’nde, uzun yıllar oturmuş, güler yüzlü şen komşu “abla”yı mutfağa çağırır, tepsideki kocaman ekmeği kaşıkla nasıl ufaladığını gösterir. Ayranın yanı sıra, dua evindekinin tersine bu babiko sarımsaklı yoğurtla sunulur. Arada serpiştiren yağmurun ekinler için yetersizliği baş konu ise de hemen tüm oturumların bir köşesinde, sohbetlerin bir yerinde –“abla” bunun toplumun hüzünlü geçmişinin anılarını barındıran ortak hafızalarında esaslı yer etmiş olduğunu düşünür-, Alevîlere önyargılı yaklaşımla ilgili bir hikâye mutlaka anlatılır.

Naciye Hanım İstanbul’da, yola çıkmadan eve çağırdıkları, babasının, askere giderken aman oğlum uzak dur, onlar insan yer, diye uyardığı elektrikçinin, karlı bir gecede donmalarına ramak kala çaresiz, iki arkadaşıyla sığındıkları Alevî evinde gördükleri özeni hayranlıkla anlatışını aktarır.

İstanbul’da çantasını hazırlarken köyden arayan eşinin kalın bir şeyler koy, burası soğuk uyarısına kulak asmadığından ince üstü başı ile bir gün önce keçi-gıdık macerasında iyice üşüttüğü belli Naciye Hanım eve döner dönmez uzanır; günün kalanında, sadece bir aralık “abla”nın kaynattığı nane kekik limonu içmek üzere başını yastıktan kaldırır.

Gün boyu hava serin ve yağışlıdır: TV’de, spikerlerin yollarını kesip konuştuğu Erzurumlular, ağızları kulaklarında, beklenmedik kar üzerine söyleşmekte… Güneşin vurması ile genleşen, yağmurun tatlı tatlı tıpırdadığı çinko çatılar, anlatılanlara göre, kışın evlerle birlikte kara gömülmüş de en uçtaki evde oturan Derviş Amca ile Zeynep Bacı’yı merak eden komşularının, oraya kadar bin zahmet tünel açmaları gerekmiş.

Reklamlar

Bizi de Okusana ;) × +