asla bir kuğuya dönüşemeyeceğim! belki içi tıka basa doldurulmuş yılbaşı hndisi...evet en azından noelde birilerini mutlu ederim...

Sabahlardan nefret ederim. Güneş ışığından, sabahın köründe sokaktan geçen motosikletten, süt diye bağıran teyzeden-evet hala daha açıkta satılan sütlerden alıyoruz ve hayır henüz brusella olmadık ve Tetra Pakın atıp tuttuğu gibi 100 bin milyon baloncuk mikropta vücudumuzu istila etmedi!-kapının önüne yuva yapan kırlangıcın çığırtkan bebelerinden, yaz taklidi yapan ilkbahardan ve yazdan da nefret ederim. Evet, şişkoyum ve sizin aman tanrım ne güzel! Dediğiniz her şeyden sabahın ilk ışıklarıyla başlayıp gecenin köründe buzdolabının sönen ışığına kadar her bir saniyesinden nefret ediyorum.
Bunun bir çirkin ördek masalı olduğunu düşünenler buradan sonra okumaya zahmet etmesinler. Çünkü asla bir kuğu olamayacağım ama içi tıka basa doldurulmuş bir yılbaşı hindisiyle de idare ederim diyorsanız eh siz bilirsiniz uyarmadı demeyin. Aman ya da deyin çok da umurumda.
Etraf çok sessiz o rüya gibi fransız flimlerindeki kadınlardan özenip kısacık kestirdiğim sarı saçlarımı elimle kulağımın arkasına tıkıştırıyorum.
-ben sakinim
Doktor elinde ki kâğıtlara bakıp hı hı gibi bir şeyler mırıldanıyor. Hı hı kelimesinden nefret ederim. bir sigara cıkarıp yakıyorum. derin bir nefes ve ciğerlerim patlamak üzere kafamı geri atıp dumanı üflüyorum
-burada sigara içemezsiniz.
-siz de burada durup beni itham edemezsiniz.
Kırmızı rujumun izi çıkan sigarayı söndürüp ayağa kalkıyorum ve odadan çıkıyorum.

Yani böle yapmak isterdim diyelim. aslında sinir bozucu bir pervanenin sürekli vınlayıp durduğu hamam gibi bir odada oturuyorum. Upuzun kedi tüyü saçlarım senelerdir aynı renk ve modelde ortadan ikiye ayrık daha 1 saat önce yıkamama rağmen yağlı ve cansız görünüyorlar. üstelik kahverengiler.cok hım cok kahverengi işte bilirsiniz o hastalıklı derecede yok sayılan dikkat cekmeyen kahverengi... ne kadar istesem de onları kulağımın arkasına tıkıştıramam uçan balon gibi şişko  suratımı daha fazla insanların gözüne sokmaya gerek yok.

-iki yıldır kesintisiz kanamanız olsa şimdiye kadar ölürdünüz
-Doktor ölü olsam sizce bu sikimdirik devlet hastanesinden sıra alabilir miyim? Saçma saçma konuşup durmayın yaa işinizi yapında neyim var söyleyin!
-Biraz sakin olur musunuz?
-Ben sakinim
-sizin probleminiz fazla kilodan olabilir zayıflayıp öyle gelin eğer devam ederse tekrar bakarız.

Yok artık! Bir şeyi de şişmanlığa bağlamayın be kardeşim bu hafta gittiğim 3. doktor sol dizimdeki ağrı boğazımda sürekli elime gelen kitle ve son olarak da 2 yıldır devam eden reglimin suçlusu şişmanlık!
-ne alakası var be?
İstemsiz olarak bağırmaya başlıyorum biri daha şişmanlıktan derse katil olacağım
-sakin olun
-ben sakinim
-Burada bağırıp çağıramazsınız
-sizde bana şişman diyemezsiniz!
Kıçımın zar zor sığdığı plastik sandalyeden kalkıp odadan cıktım.

Bir semt pazarları birde devlet hastanelerinde görebileceğiniz türden sinirli ve öne geçme çabasında ki teyzeler arasından geçip diyetisyenin kapısını çaldım.nedense diğer kapılar önünde yığınla şişko teyze öne geçme cabası içinde çırpınsa da bu kapının önü hep bomboş.kapıyı çaldım.kadın bile irkildi beni görünce kimbilir kaç senedir kapıyı açan pek olmamış sanırım içeri oksijen girince kadının gözüne fer geldi yemin ederim.
ölçtü biçti hım hım hım dedi dedi dedi.ooohh aryaaa ölümcül yeme hastalığa tutuldun bebeim demesini beklemeye başladım. soru sorma faslına nasıl geçtik hatırlamıyorum çünkü acaba true blood'un yeni bölümü yayınlanmışmıdır diye düşünürken bi kaç soruya cevap vermişim haberim yok.kimbilir neler dedim!
-eric genelde a+ b- karışımı ılık sever
-bense 0+ pozitif tercih ederim
demiş olucam ki cıkışta kadının elime sıkıştırdığı kağıtta bırakın bir öğünde bir günde bile yemediğim kadar cok şey yazılıydı.her gün bir paket cikolata bir paket bisküvi ve sütlü tatlı gibi...

sonunda hastaneden cıktığımda teyze seline kapılıp bir kaç polikliniğe girmişim onu fark ettim.bir adet gözlük recetesi,3 farklı kan testi,bir adet ultrason cıktısı,bir duyma testi sonucu,çekilmiş bir diş sik gibi bir moral ve uyuşuk ve bir beğinle eve döndüm.
sonuç mu? kanamam hala devam ediyor hala şişkoyum ve neden böle bişi yaptığımı bilmiyorum ama bir dişim yok!!!
ARYA İN NEVERLAND
Sabahlardan nefret ederim. Güneş ışığından, sabahın köründe sokaktan geçen motosikletten, süt diye bağıran teyzeden-evet hala daha açıkta satılan sütlerden alıyoruz ve hayır henüz brusella olmadık ve Tetra Pakın atıp tuttuğu gibi 100 bin milyon baloncuk mikropta vücudumuzu istila etmedi!-kapının önüne yuva yapan kırlangıcın çığırtkan bebelerinden, yaz taklidi yapan ilkbahardan ve yazdan da nefret ederim. Evet, şişkoyum ve sizin aman tanrım ne güzel! Dediğiniz her şeyden sabahın ilk ışıklarıyla başlayıp gecenin köründe buzdolabının sönen ışığına kadar her bir saniyesinden nefret ediyorum.
Bunun bir çirkin ördek masalı olduğunu düşünenler buradan sonra okumaya zahmet etmesinler. Çünkü asla bir kuğu olamayacağım ama içi tıka basa doldurulmuş bir yılbaşı hindisiyle de idare ederim diyorsanız eh siz bilirsiniz uyarmadı demeyin. Aman ya da deyin çok da umurumda.
Etraf çok sessiz o rüya gibi fransız flimlerindeki kadınlardan özenip kısacık kestirdiğim sarı saçlarımı elimle kulağımın arkasına tıkıştırıyorum.
-ben sakinim
Doktor elinde ki kâğıtlara bakıp hı hı gibi bir şeyler mırıldanıyor. Hı hı kelimesinden nefret ederim. bir sigara cıkarıp yakıyorum. derin bir nefes ve ciğerlerim patlamak üzere kafamı geri atıp dumanı üflüyorum
-burada sigara içemezsiniz.
-siz de burada durup beni itham edemezsiniz.
Kırmızı rujumun izi çıkan sigarayı söndürüp ayağa kalkıyorum ve odadan çıkıyorum.

Yani böle yapmak isterdim diyelim. aslında sinir bozucu bir pervanenin sürekli vınlayıp durduğu hamam gibi bir odada oturuyorum. Upuzun kedi tüyü saçlarım senelerdir aynı renk ve modelde ortadan ikiye ayrık daha 1 saat önce yıkamama rağmen yağlı ve cansız görünüyorlar. üstelik kahverengiler.cok hım cok kahverengi işte bilirsiniz o hastalıklı derecede yok sayılan dikkat cekmeyen kahverengi... ne kadar istesem de onları kulağımın arkasına tıkıştıramam uçan balon gibi şişko  suratımı daha fazla insanların gözüne sokmaya gerek yok.

-iki yıldır kesintisiz kanamanız olsa şimdiye kadar ölürdünüz
-Doktor ölü olsam sizce bu sikimdirik devlet hastanesinden sıra alabilir miyim? Saçma saçma konuşup durmayın yaa işinizi yapında neyim var söyleyin!
-Biraz sakin olur musunuz?
-Ben sakinim
-sizin probleminiz fazla kilodan olabilir zayıflayıp öyle gelin eğer devam ederse tekrar bakarız.

Yok artık! Bir şeyi de şişmanlığa bağlamayın be kardeşim bu hafta gittiğim 3. doktor sol dizimdeki ağrı boğazımda sürekli elime gelen kitle ve son olarak da 2 yıldır devam eden reglimin suçlusu şişmanlık!
-ne alakası var be?
İstemsiz olarak bağırmaya başlıyorum biri daha şişmanlıktan derse katil olacağım
-sakin olun
-ben sakinim
-Burada bağırıp çağıramazsınız
-sizde bana şişman diyemezsiniz!
Kıçımın zar zor sığdığı plastik sandalyeden kalkıp odadan cıktım.

Bir semt pazarları birde devlet hastanelerinde görebileceğiniz türden sinirli ve öne geçme çabasında ki teyzeler arasından geçip diyetisyenin kapısını çaldım.nedense diğer kapılar önünde yığınla şişko teyze öne geçme cabası içinde çırpınsa da bu kapının önü hep bomboş.kapıyı çaldım.kadın bile irkildi beni görünce kimbilir kaç senedir kapıyı açan pek olmamış sanırım içeri oksijen girince kadının gözüne fer geldi yemin ederim.
ölçtü biçti hım hım hım dedi dedi dedi.ooohh aryaaa ölümcül yeme hastalığa tutuldun bebeim demesini beklemeye başladım. soru sorma faslına nasıl geçtik hatırlamıyorum çünkü acaba true blood'un yeni bölümü yayınlanmışmıdır diye düşünürken bi kaç soruya cevap vermişim haberim yok.kimbilir neler dedim!
-eric genelde a+ b- karışımı ılık sever
-bense 0+ pozitif tercih ederim
demiş olucam ki cıkışta kadının elime sıkıştırdığı kağıtta bırakın bir öğünde bir günde bile yemediğim kadar cok şey yazılıydı.her gün bir paket cikolata bir paket bisküvi ve sütlü tatlı gibi...

sonunda hastaneden cıktığımda teyze seline kapılıp bir kaç polikliniğe girmişim onu fark ettim.bir adet gözlük recetesi,3 farklı kan testi,bir adet ultrason cıktısı,bir duyma testi sonucu,çekilmiş bir diş sik gibi bir moral ve uyuşuk ve bir beğinle eve döndüm.
sonuç mu? kanamam hala devam ediyor hala şişkoyum ve neden böle bişi yaptığımı bilmiyorum ama bir dişim yok!!!
ARYA İN NEVERLAND

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"