İÇİM AĞLAR ARKADAŞ(Duraksız)


Gelibolu’dan süzülürde ege’ye bir damlacık yaş
Memleketimin hatırası ağlar baksana ey ayyaş
Nereye bu gidiş, istikamet nereye? Biraz yavaş
Çanakkale’ye her baktığımda içim ağlar arkadaş.

Boğazım! Dalgaların, gönlümün kıyılarına vurur
İki yüz elli bin can hakka yürümüş, bağrında durur
Niye şahlanmıyorsun? Korkma bu millet yine korur
Senin bağrın tekbir yankılanır, içim ağlar arkadaş.

Yine her evden bir yiğit, hatta her evden birkaç yiğit
Camiler ki minaresiz ve ezansız kalacaksa git!
Denerek gönderir bu millet bu uğurda nice şehit…
Nice genç kızların muradına içim ağlar arkadaş

Düşmanın alnına değer yine yalın birer palaska
Ya şehit olmak ya da gazi kalmaya geliriz aşka
Düşmana çare yok şehit kanında boğulmaktan başka
Kefensiz kınalı kuzulara içim ağlar arkadaş.

Sen altmış üç neferle üç bin düşmanı denize daldır
‘Vatanımın toprakları namusumuz kadar kutsaldır
Düşman bu topraklara ayak basamayacak baş kaldır’
Diye gürleyen Yahya Çavuşa içim ağlar arkadaş…

Bir sabah ege kıyılarını farklı bir tonda döver
Hazin hazin kıyılara vurarak sanki türkü över
Bir sonbahar günü körpecik sineler ölüm sever
Vatan için ölen körpelere içim ağlar arkadaş

Korkunç zırhlılar menzil dışındaki ufka sıralanır
Mehmetçik hayıflanır imkânsızlıklara paralanır
Mermilere göğsünü siper eder, göğsü yaralanır
Düşmanı kanında boğanlara içim ağlar arkadaş…

Bir bahar sabahı, Mecidiye tabyası darmadağın
On altı yiğit şehit, akan kanla sulanır toprağın
Koca Seyit üçer üçer çıkardı merdiven basmağın
'Seyit Çabuk! ' diyen obüslere içim ağlar arkadaş

Tarih on sekiz martı yazarken, Oşin boylar suları
Denizden geçmek imkânsızdır; anlar işgal orduları
Çıkarmaya karar verip, karaya olur koşuları
Şahadete çağıran toprağa, içim ağlar arkadaş

Kahramanlar geçer, Çanakkale’nin her bir yöresinde
Sabah namazı kılarken, kim bilir Mekke’nin neresinde…
Teğmen Mehmet Selim, bedel orduya; Mehtap Deresinde
Doludizgin akar kan bir bilsen, içim ağlar arkadaş

Talihsiz bir kurşun, gider benzin bidonlarını vurur
Teğmen Mehmet Selim birden bire ateş almıştır, durur
Cesedi kararmaz ki görsen, şahadetin nuru korur
Gülerek arşa çıkar şehitler, içim ağlar arkadaş

Feyzullah Kırca
Akbaşlar Köyü / Dursunbey

Gelibolu’dan süzülürde ege’ye bir damlacık yaş
Memleketimin hatırası ağlar baksana ey ayyaş
Nereye bu gidiş, istikamet nereye? Biraz yavaş
Çanakkale’ye her baktığımda içim ağlar arkadaş.

Boğazım! Dalgaların, gönlümün kıyılarına vurur
İki yüz elli bin can hakka yürümüş, bağrında durur
Niye şahlanmıyorsun? Korkma bu millet yine korur
Senin bağrın tekbir yankılanır, içim ağlar arkadaş.

Yine her evden bir yiğit, hatta her evden birkaç yiğit
Camiler ki minaresiz ve ezansız kalacaksa git!
Denerek gönderir bu millet bu uğurda nice şehit…
Nice genç kızların muradına içim ağlar arkadaş

Düşmanın alnına değer yine yalın birer palaska
Ya şehit olmak ya da gazi kalmaya geliriz aşka
Düşmana çare yok şehit kanında boğulmaktan başka
Kefensiz kınalı kuzulara içim ağlar arkadaş.

Sen altmış üç neferle üç bin düşmanı denize daldır
‘Vatanımın toprakları namusumuz kadar kutsaldır
Düşman bu topraklara ayak basamayacak baş kaldır’
Diye gürleyen Yahya Çavuşa içim ağlar arkadaş…

Bir sabah ege kıyılarını farklı bir tonda döver
Hazin hazin kıyılara vurarak sanki türkü över
Bir sonbahar günü körpecik sineler ölüm sever
Vatan için ölen körpelere içim ağlar arkadaş

Korkunç zırhlılar menzil dışındaki ufka sıralanır
Mehmetçik hayıflanır imkânsızlıklara paralanır
Mermilere göğsünü siper eder, göğsü yaralanır
Düşmanı kanında boğanlara içim ağlar arkadaş…

Bir bahar sabahı, Mecidiye tabyası darmadağın
On altı yiğit şehit, akan kanla sulanır toprağın
Koca Seyit üçer üçer çıkardı merdiven basmağın
'Seyit Çabuk! ' diyen obüslere içim ağlar arkadaş

Tarih on sekiz martı yazarken, Oşin boylar suları
Denizden geçmek imkânsızdır; anlar işgal orduları
Çıkarmaya karar verip, karaya olur koşuları
Şahadete çağıran toprağa, içim ağlar arkadaş

Kahramanlar geçer, Çanakkale’nin her bir yöresinde
Sabah namazı kılarken, kim bilir Mekke’nin neresinde…
Teğmen Mehmet Selim, bedel orduya; Mehtap Deresinde
Doludizgin akar kan bir bilsen, içim ağlar arkadaş

Talihsiz bir kurşun, gider benzin bidonlarını vurur
Teğmen Mehmet Selim birden bire ateş almıştır, durur
Cesedi kararmaz ki görsen, şahadetin nuru korur
Gülerek arşa çıkar şehitler, içim ağlar arkadaş

Feyzullah Kırca
Akbaşlar Köyü / Dursunbey

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"