Büyük Konuşurken Bile Dikkatli Olmak Lazım Değil mi?

Hepimiz hatalar yaparız hatta bazen hatalarımızı savunuruz da..Bana kalırsa keskin çizgilerle koruma altına alıp, toplum içinde de sertçe dillendirme konusunda dikkatli olmalıyız..Hani ''değişim'' tek değişmeyen olgudur derler ya! Bu gün ateşlice itiraz ettiğiniz bir konuyu yarın bir  bakmışsınız siz savunur olurmuşsunuz..

Benim de başıma gelir bu tür şeyler.''Yok aman ben böyle bir şeye izin vermem,yapmam , yapılmasına izin vermem,beğenmem bunu, giymem bunu, yemem şunu, gitmem şuraya .''deyip yapmışlığım vardır.Ama bunları abartılı bir şekilde dillendirmem içimden söyler dururum :) Yarınımı bilemememin şüpheleri vardır aklımın bir köşesinde...

Şöyle açayım,  kararlarımı vermeden önce duygularımı tartar, aklımda istişare yapar son şekline sokarım ve noktayı koyarım (ama her zaman parantez içi ünlem işaretim de olur gelecekle ilgili)Hayırlısını diler, kararımı uygularım olumlu ya da olumsuz sonuçlarına hazırlarım kendimi...

Hangi örnekle açıklayacağımı bilemedim ama araba misali vereyim bakalım..Dün; aman bu araba iyi değil çok yakıyor, şurası da güzel değil, kaportası kolay zarar görür, yol tutuşu iyi değil, yarın öbür gün elinde kalır,eksikleri de fazla..v.b. olumsuz cümleler savururken (arabayı almak isteyen kişiye), yarın sen aynı arabayı aldığında; Süper araba ,az yakıyor, seri araba bundan iyisini tanımam gibi laflar edersen gülmezler mi sana ?Ben gülerim valla bu kişi ben bile olsam aynaya bakar yine gülerim üstelik ;)

Bu basit bir örnek oldu siz bunları farklı konulara uyarlayabilirsiniz..Sizin de vardır bu tip abartılı cümleler savuran tanıdıklarınız.İnsan ne çabuk unutuyor değil mi önceden kurduğu cümleleri ve söylediği sözleri  !

Hepimiz değişiriz fikirlerimiz de öyle...Fazla büyük konuşmaya başlamışsak kendimize bir dur dememiz lazım gelir bazen ...Yarın ne olacağımız ,düşüncelerimizin ne doğrultu da değişeceğine dair garantimiz yoktur çünkü.İyisi mi ''Hayrılısı!'' deyip kendimizi dizginlememizde fayda var..

Bu konuda hiç şikayet etmeyeceğim bir örnek var ki onlar önceden atıp tuttuklarının tersi konuştuğu zaman sevinçle ve tebessümle dinlerim onları.Dini konularda önceleri inkar ettikleri ya da eleştirdikleri (kesinliği Kur'An ve sünnetle sabit doğruları) bu gün kabul ederek savunmaları....İşte bunlara asla şikayet etmem :)

Anlatabilmişimdir düşüncelerimi umarım...

Sevgi ve huzurla kalın...




Hepimiz hatalar yaparız hatta bazen hatalarımızı savunuruz da..Bana kalırsa keskin çizgilerle koruma altına alıp, toplum içinde de sertçe dillendirme konusunda dikkatli olmalıyız..Hani ''değişim'' tek değişmeyen olgudur derler ya! Bu gün ateşlice itiraz ettiğiniz bir konuyu yarın bir  bakmışsınız siz savunur olurmuşsunuz..

Benim de başıma gelir bu tür şeyler.''Yok aman ben böyle bir şeye izin vermem,yapmam , yapılmasına izin vermem,beğenmem bunu, giymem bunu, yemem şunu, gitmem şuraya .''deyip yapmışlığım vardır.Ama bunları abartılı bir şekilde dillendirmem içimden söyler dururum :) Yarınımı bilemememin şüpheleri vardır aklımın bir köşesinde...

Şöyle açayım,  kararlarımı vermeden önce duygularımı tartar, aklımda istişare yapar son şekline sokarım ve noktayı koyarım (ama her zaman parantez içi ünlem işaretim de olur gelecekle ilgili)Hayırlısını diler, kararımı uygularım olumlu ya da olumsuz sonuçlarına hazırlarım kendimi...

Hangi örnekle açıklayacağımı bilemedim ama araba misali vereyim bakalım..Dün; aman bu araba iyi değil çok yakıyor, şurası da güzel değil, kaportası kolay zarar görür, yol tutuşu iyi değil, yarın öbür gün elinde kalır,eksikleri de fazla..v.b. olumsuz cümleler savururken (arabayı almak isteyen kişiye), yarın sen aynı arabayı aldığında; Süper araba ,az yakıyor, seri araba bundan iyisini tanımam gibi laflar edersen gülmezler mi sana ?Ben gülerim valla bu kişi ben bile olsam aynaya bakar yine gülerim üstelik ;)

Bu basit bir örnek oldu siz bunları farklı konulara uyarlayabilirsiniz..Sizin de vardır bu tip abartılı cümleler savuran tanıdıklarınız.İnsan ne çabuk unutuyor değil mi önceden kurduğu cümleleri ve söylediği sözleri  !

Hepimiz değişiriz fikirlerimiz de öyle...Fazla büyük konuşmaya başlamışsak kendimize bir dur dememiz lazım gelir bazen ...Yarın ne olacağımız ,düşüncelerimizin ne doğrultu da değişeceğine dair garantimiz yoktur çünkü.İyisi mi ''Hayrılısı!'' deyip kendimizi dizginlememizde fayda var..

Bu konuda hiç şikayet etmeyeceğim bir örnek var ki onlar önceden atıp tuttuklarının tersi konuştuğu zaman sevinçle ve tebessümle dinlerim onları.Dini konularda önceleri inkar ettikleri ya da eleştirdikleri (kesinliği Kur'An ve sünnetle sabit doğruları) bu gün kabul ederek savunmaları....İşte bunlara asla şikayet etmem :)

Anlatabilmişimdir düşüncelerimi umarım...

Sevgi ve huzurla kalın...




BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"