[1mk] Unutama/mak Üzerine...







Kadının elleri adamınkini sıkıca tutuyordu. Adam koyu gözleriyle hayatının son kadınına bir şeyler demek istiyordu. Bir şey oldu adamın kolu sızladı. Hayır, bu şimdi olmamalıydı. Hayatlarını birleştirmeyi teklif edecekti. Şimdi değil ama olmuyordu işte kolundaki yara onu oradan uzaklaştırdı. Boş sokaklardan evine vardı. Kapıyı kapatınca unutmadığını anladı. Bu şey buna izin vermiyordu. Bedenini parçalamayı istedi. Yarayı yeni yaralarla kapatmayı.
Olamazdı.
Aldatmanın cezası bu olamazdı.bu kadar ağır bir yükü bedeninde taşıma, istemediği her an o geceye dönmek. Bitsin artık istiyordu. Bitsin, bitsin sadece bitsin hayatına giren o ilk kadını sonsuzluğa uğurlayalı birkaç seneden fazla oluyordu. Ama bırakmıyordu. O geceye döndü yine…
O gece…
Kadın duyduklarını aklına kazımıştı. Güzel giden o yılların ardından aldatılmak. Bunun koca bir yalan olduğunu söylemesini beklerken o doğrulamıştı. Hem de normal bir şey gibi. Yapmamalıydı bunu bana yapmamalıydı ama yapmıştı işte.
Bir gün herkesin bir yalana sarılarak öleceğini bilenlerdendi.
Ama benim yalanım sen olamazsın diyordu. Bunlar değiştirmiyordu gerçeği. Elindeki bıçağı hiç vakit kaybetmeden adamın koluna saplamış ve öylece gözlerine bakmıştı. Adam onu öldürmeyeceğinden emin bir şekilde beni bununla korkutamazsın. Ben unuturum her şey gibi zaman geçecek ve bütün yaralar iyileşecekti ona göre. Kadın gitti arkasına bile bakmadan. Birkaç gün sonra toprak kokusu çoktan bedenine yapışacaktı ve öldü kadın. Adam o zaman anladı. Kadının zamanı durduğunu ve artık hiçbir yaranın kapanmayacağını…

Eski günlerden bir gün;
Kadın adama o gün bir dilenci ile konuştuğunu anlatıyordu. Unutamamanın acısını bileğinde taşıyan bir dilenci…

Adam sessizce yatağa girdi ve dilencinin kadını etkisi altına aldığı o geceye döndü. Kolunda hiç kapanmayan bir yara ile baş başa kalmıştı. Yine…

Orada bir yerlerde kalbinin üstünde görünmeyen ama asla kapanmayan yaraları olanlar için yazdığım küçük bir hikâye… Sizin için... Belki bir gün gökyüzünde yaşayanlar için de bir tane yazılır…

(resim alıntıdır)



--
11/24/2010 12:31:00 AM tarihinde Ruhumun Cesareti tarafından 1mk adresine gönderildi






Kadının elleri adamınkini sıkıca tutuyordu. Adam koyu gözleriyle hayatının son kadınına bir şeyler demek istiyordu. Bir şey oldu adamın kolu sızladı. Hayır, bu şimdi olmamalıydı. Hayatlarını birleştirmeyi teklif edecekti. Şimdi değil ama olmuyordu işte kolundaki yara onu oradan uzaklaştırdı. Boş sokaklardan evine vardı. Kapıyı kapatınca unutmadığını anladı. Bu şey buna izin vermiyordu. Bedenini parçalamayı istedi. Yarayı yeni yaralarla kapatmayı.
Olamazdı.
Aldatmanın cezası bu olamazdı.bu kadar ağır bir yükü bedeninde taşıma, istemediği her an o geceye dönmek. Bitsin artık istiyordu. Bitsin, bitsin sadece bitsin hayatına giren o ilk kadını sonsuzluğa uğurlayalı birkaç seneden fazla oluyordu. Ama bırakmıyordu. O geceye döndü yine…
O gece…
Kadın duyduklarını aklına kazımıştı. Güzel giden o yılların ardından aldatılmak. Bunun koca bir yalan olduğunu söylemesini beklerken o doğrulamıştı. Hem de normal bir şey gibi. Yapmamalıydı bunu bana yapmamalıydı ama yapmıştı işte.
Bir gün herkesin bir yalana sarılarak öleceğini bilenlerdendi.
Ama benim yalanım sen olamazsın diyordu. Bunlar değiştirmiyordu gerçeği. Elindeki bıçağı hiç vakit kaybetmeden adamın koluna saplamış ve öylece gözlerine bakmıştı. Adam onu öldürmeyeceğinden emin bir şekilde beni bununla korkutamazsın. Ben unuturum her şey gibi zaman geçecek ve bütün yaralar iyileşecekti ona göre. Kadın gitti arkasına bile bakmadan. Birkaç gün sonra toprak kokusu çoktan bedenine yapışacaktı ve öldü kadın. Adam o zaman anladı. Kadının zamanı durduğunu ve artık hiçbir yaranın kapanmayacağını…

Eski günlerden bir gün;
Kadın adama o gün bir dilenci ile konuştuğunu anlatıyordu. Unutamamanın acısını bileğinde taşıyan bir dilenci…

Adam sessizce yatağa girdi ve dilencinin kadını etkisi altına aldığı o geceye döndü. Kolunda hiç kapanmayan bir yara ile baş başa kalmıştı. Yine…

Orada bir yerlerde kalbinin üstünde görünmeyen ama asla kapanmayan yaraları olanlar için yazdığım küçük bir hikâye… Sizin için... Belki bir gün gökyüzünde yaşayanlar için de bir tane yazılır…

(resim alıntıdır)



--
11/24/2010 12:31:00 AM tarihinde Ruhumun Cesareti tarafından 1mk adresine gönderildi

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"