[1mk] Edebe Ziyan Fısıltılar


I

Erinmedir bu işin astarı. Aniden ince bir sızı, topaklanmış yüne aldırış etmeden sıvazlanır etraflıca. Sabahın ilk talihlisi gibi oynamaya başlar, bando mızıka eşliğinde. Basit bir gurultu edasında önemsenmez pek, nitekim uyku devam etmelidir... 
 
Çalar saate inat gittikçe artan bir ritimle uyku artık noktalanmış gibidir. Artan sızı eşliğinde yolcunun terminale yaklaştığını hissedersiniz. El yordamıyla bulduğunuz, dünyanın en uzun tüneli, komşu fesadına inat sıvalanmaya devam edilir kaldığı yerden. Biraz rahat vermiştir çalar saatin bu ertelenme hamlesi..
 
Kalkışa hazır uçakta yerini almış olan yolcudan daha keyiflisi bulunamaz. Ancak ya fobisi varsa? Bu durumda yapılacak temel hareket ya açıkta kalan yeri örtülemek ya da cihetine aldırış etmeden kabin basıncını dengeye getirmektir. Bu uykuya mâl olsa bile...

II

Şiddetli sallantı ikiye böldü, uykusu yarasa körlüğünde incinen bedeni. Zaruri kasılmalar pençelendi, avurtlarını parçalarcasına.

Yastık savrulurken kenara, çoktan dikildi kaktüse inat dikenlerin kenarına. Ve adım adım koşuldu morg çığlığında hıçkıran rahvana..

Menteşe gıcırtısında aralandı tümsek. Kasılmalar aldı başını gidemeden. Nöbette yakalanan asker edasında atladı ciyaklamaların kucağına..

El çabukluğuna terk edilen dilek çeşmesi şırıldamayı kesemedi bir vakit.. Dönen nevrinin gölgesinde yundu bütün cerahatini. Ardından, uyuşan kolonlar, şiddetli kasılmalarla ilerlemeye başladı, fayansın  gölgesinde. Çekilmeye fırsat bulamayan paçoz, kanatlanarak ziyânın ortasından hörgüçlere oturdu.

Şakir kokusunda yunan yelpazeler çapakları ayıklarken, bir taraftan da gıcırtıyı arşınladı. Duvarlarına yerleştirilen avuçlardan geriye aceleye terk edilen taze osuruk kaldı!


--
11/30/2010 12:16:00 PM tarihinde Blogger tarafından 1mk adresine gönderildi

I

Erinmedir bu işin astarı. Aniden ince bir sızı, topaklanmış yüne aldırış etmeden sıvazlanır etraflıca. Sabahın ilk talihlisi gibi oynamaya başlar, bando mızıka eşliğinde. Basit bir gurultu edasında önemsenmez pek, nitekim uyku devam etmelidir... 
 
Çalar saate inat gittikçe artan bir ritimle uyku artık noktalanmış gibidir. Artan sızı eşliğinde yolcunun terminale yaklaştığını hissedersiniz. El yordamıyla bulduğunuz, dünyanın en uzun tüneli, komşu fesadına inat sıvalanmaya devam edilir kaldığı yerden. Biraz rahat vermiştir çalar saatin bu ertelenme hamlesi..
 
Kalkışa hazır uçakta yerini almış olan yolcudan daha keyiflisi bulunamaz. Ancak ya fobisi varsa? Bu durumda yapılacak temel hareket ya açıkta kalan yeri örtülemek ya da cihetine aldırış etmeden kabin basıncını dengeye getirmektir. Bu uykuya mâl olsa bile...

II

Şiddetli sallantı ikiye böldü, uykusu yarasa körlüğünde incinen bedeni. Zaruri kasılmalar pençelendi, avurtlarını parçalarcasına.

Yastık savrulurken kenara, çoktan dikildi kaktüse inat dikenlerin kenarına. Ve adım adım koşuldu morg çığlığında hıçkıran rahvana..

Menteşe gıcırtısında aralandı tümsek. Kasılmalar aldı başını gidemeden. Nöbette yakalanan asker edasında atladı ciyaklamaların kucağına..

El çabukluğuna terk edilen dilek çeşmesi şırıldamayı kesemedi bir vakit.. Dönen nevrinin gölgesinde yundu bütün cerahatini. Ardından, uyuşan kolonlar, şiddetli kasılmalarla ilerlemeye başladı, fayansın  gölgesinde. Çekilmeye fırsat bulamayan paçoz, kanatlanarak ziyânın ortasından hörgüçlere oturdu.

Şakir kokusunda yunan yelpazeler çapakları ayıklarken, bir taraftan da gıcırtıyı arşınladı. Duvarlarına yerleştirilen avuçlardan geriye aceleye terk edilen taze osuruk kaldı!


--
11/30/2010 12:16:00 PM tarihinde Blogger tarafından 1mk adresine gönderildi

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"