[1mk] 11/05/2010 10:22:00 AM




Hepimizin yaşamında ustaları vardır…Küçüklüğümüzden başlar bu ustalar hayatlarımıza mühür vurmaya. Varlıkları derin iz bırakır.

  İlhan Doğruyol da , yaşamımda iz bırakan , kitaplardan oluşan bu okyanustaki yolculuğuma başlarken , yardımcı olan ilk kılavuz kaptanlarımdandır.Lise yıllarımın sonlarında tanışabildim.Evimizin bulunduğu  , Karşıyaka  Ticaret Lisesi ve Karşıyaka Lisesi'nin arka duvarının baktığı sokak ile  Ticaret Lisesi'ne çıkan sokağın kesiştiği köşedeki , küçük dükkanda başlayan eski kitapçılık serüveninin , henüz başlangıcında iken.
 
  Sokağa kadar yayılan kitabın kendine has kokusu , rafların düzenliliği ve dingin yüz hatları hemen dikkatimi çekmişti. Taşınmaya çalışıyordu.Kaldırıma yerleştirdiği kitapları içeri alıyor tek tek ve raflara diziyordu.Nevzat Amcadan sonra , sonunda yeni bir eski kitapçımız daha olmuştu.
Böyle başladı tanışıklığımız ve O Muğla'ya yerleşene  ben de Üniversiteyi bitirip yerleşmeye karar verdiğim Ankara'dan eskisinden daha az gelip gitmeye başlayana  kadar ,  devam etti.Bizim ilişkimiz , müşteri-satıcı ilişkisinin dışında gelişmişti. Dükkanı bütün gün bana bırakıp gittiği oluyordu İlhan Abi'nin.Raflarda kategorisine göre dizilmiş bir dünya kitap arasında kendimi kaybediyordum.O dönemde piyasada bulma şansım olmayan bir çok klasiği , kendi kitaplığından çıkarıp okumamı sağlamıştı.O'nun için , oraya gelenler sadece kitap satılacak müşteri değil , ortak yada farklı hayallerin ve kitaplardan oluşan büyük bir dünyanın birlikte yol aldığı yolcuları idi.İyi bir kitap okuyucusu ile karşılaşmışsa , kitaplar ve yazarlar üzerine saatlerce sohbet etmekten sıkılmazdı.Karşısındaki kişinin yaşı değil dünyasının genişliği önemliydi.Böyle olmasa aramızda 10 küsurdan fazla  yaş farkı varken , benimle niye ilgilenecekti ki.?
İlhan Doğruyol , o yıllarda ucundan da olsa tanık olduğum yazın dünyasındaki yolculuğunu , Muğla'ya yerleştikten sonra ilerletmiş , 2007 Yunus Nadi Öykü Ödülünü kazanmaya vardırmıştı .Tüm zamanını ve enerjisini de yazın çabasına vererek yaptı bunu .Ve sonunda , Karşıyaka Lisesi öğrencisi , Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümü  mezunu , eski kitapçı  , edebiyatçı ve benim ustalarımdan sayılan İlhan Doğruyol , ödül alan "Dönüşümler Sevgiye" isimli kısa öykü kitabını , Hayal Yayıncılık'tan yayınlatabildi.Yayınlatabildi çünkü bu ülkede en zor iştir edebiyat eseri yayınlatmak.Hele bir de , yazın dünyasının en zor ve en teknik alanında kalem oynatıyorsanız daha da zordur..

   Kısa Öykü , yazının en zor alanıdır.Alabildiğine teknik ve birikim , sözcük kullanımı , cümle bilgisi gerektirir.Gözlemci olmak zorundasınızdır çünkü kısa öykü , yaşamın tam içindedir.Gözlem de yeterli kalmaz ,  gözlemlerinizi aktarabilmek te başka beceri ister.Yeteneğin , çok çalışma ile birleştiği alandır .Aynı zamanda , Türk Edebiyatı'nın da , Geleneksel sözlü edebiyatımıza en fazla yaklaştığı alandır.Anlatım sanatının , kaleme aktarılmış hali denebilir.Kaynağını İnsandan , yaşamın tam ortasından alır.Böyle olmasaydı , Sait Faik , Yusuf Atılgan , Ömer Seyfettin ,Balıkçı  olabilir miydi?.
 
 

   İlhan Doğruyol ,  gündelik yaşamdan biriktirdiği insan manzalarını , olumlu olumsuz insan durumlarını  sevgiye dönüştürebilmenin , yollarını anlattığı öykülerden oluşturmuş kitabını."Mektup" ta , ilk ve saf sevgiyi ; "Devren Kiralık" ta , hepimizin meslek yaşamımıza başlarken erek edindiğimiz ama daha sonra unuttuğumuz , unutturulmasına sebep olduğumuz meslek idealimizin , insana dair olan yanını ; "Mum Işığı"nda , yaşam denen canavarın aile , çocuk , eş gözetmeden bizi başkalaştırmasına , basit bir mum ışığının yansıttığı gölgeler eşliğinde karşı koymayı aile sevgisi ile nasıl başarabileceğimizi , "Filozofun Sevgisi"nde , sevgi ve aşkın anlamını sıralarken filozof , sevgi ve aşka dair herkesin mutlaka ekleyeceği bir cümlesi olduğunu anlatıyor.Anlatmakla kalmıyor içine de alıyor sizi.

 
     Kaynak insana dair ise ve yaşamın damarlarından çıkıyorsa , hangi yazın eseri sıkıcı olabilir ki? İlhan Doğruyol , yaşadığı şehri ve Karşıyaka'yı da unutmadan , öykülerinde ya konu başlığı açarak yada satır aralarında değinerek selamını da yolluyor Muğla'dan buralara.

   Öykülerin tamamı , yaşamın  kaynağından sevgiyi nasıl besleyebileceğimizin rehberliğini yapıyor. Yol haritası çıkarıyor bizlere. O'na göre , ne kadar kötü şartlar altında bulunursak bulunalım ; yaşama ne kadar öfkelenmiş ve çevremize bu öfkeyi yansıtıyor olursak olalım ; ne kadar yalnız hissedersek hissedelim kendimizi ; ne kadar yoksun kalmışsak kalalım aşka ; ne kadar aç olursak olalım bilgiye ; yanağa konan bir öpücük , basit ve göbekten gelen , içten ve gürültülü  bir kahkaha yada köy ekmeğinin sıcaklığı bile yeterli sevgiye dönüştürmek için tüm duygularımızı.

Denemeye değmez mi?...

(Karşıyaka Karşıyaka Kent Kültür Ve Sanat Dergisi,Eylül-Ekim 2010 27.sayısında yayınlandı . )


--
11/05/2010 10:22:00 AM tarihinde AVRAM USTA tarafından 1mk adresine gönderildi



Hepimizin yaşamında ustaları vardır…Küçüklüğümüzden başlar bu ustalar hayatlarımıza mühür vurmaya. Varlıkları derin iz bırakır.

  İlhan Doğruyol da , yaşamımda iz bırakan , kitaplardan oluşan bu okyanustaki yolculuğuma başlarken , yardımcı olan ilk kılavuz kaptanlarımdandır.Lise yıllarımın sonlarında tanışabildim.Evimizin bulunduğu  , Karşıyaka  Ticaret Lisesi ve Karşıyaka Lisesi'nin arka duvarının baktığı sokak ile  Ticaret Lisesi'ne çıkan sokağın kesiştiği köşedeki , küçük dükkanda başlayan eski kitapçılık serüveninin , henüz başlangıcında iken.
 
  Sokağa kadar yayılan kitabın kendine has kokusu , rafların düzenliliği ve dingin yüz hatları hemen dikkatimi çekmişti. Taşınmaya çalışıyordu.Kaldırıma yerleştirdiği kitapları içeri alıyor tek tek ve raflara diziyordu.Nevzat Amcadan sonra , sonunda yeni bir eski kitapçımız daha olmuştu.
Böyle başladı tanışıklığımız ve O Muğla'ya yerleşene  ben de Üniversiteyi bitirip yerleşmeye karar verdiğim Ankara'dan eskisinden daha az gelip gitmeye başlayana  kadar ,  devam etti.Bizim ilişkimiz , müşteri-satıcı ilişkisinin dışında gelişmişti. Dükkanı bütün gün bana bırakıp gittiği oluyordu İlhan Abi'nin.Raflarda kategorisine göre dizilmiş bir dünya kitap arasında kendimi kaybediyordum.O dönemde piyasada bulma şansım olmayan bir çok klasiği , kendi kitaplığından çıkarıp okumamı sağlamıştı.O'nun için , oraya gelenler sadece kitap satılacak müşteri değil , ortak yada farklı hayallerin ve kitaplardan oluşan büyük bir dünyanın birlikte yol aldığı yolcuları idi.İyi bir kitap okuyucusu ile karşılaşmışsa , kitaplar ve yazarlar üzerine saatlerce sohbet etmekten sıkılmazdı.Karşısındaki kişinin yaşı değil dünyasının genişliği önemliydi.Böyle olmasa aramızda 10 küsurdan fazla  yaş farkı varken , benimle niye ilgilenecekti ki.?
İlhan Doğruyol , o yıllarda ucundan da olsa tanık olduğum yazın dünyasındaki yolculuğunu , Muğla'ya yerleştikten sonra ilerletmiş , 2007 Yunus Nadi Öykü Ödülünü kazanmaya vardırmıştı .Tüm zamanını ve enerjisini de yazın çabasına vererek yaptı bunu .Ve sonunda , Karşıyaka Lisesi öğrencisi , Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümü  mezunu , eski kitapçı  , edebiyatçı ve benim ustalarımdan sayılan İlhan Doğruyol , ödül alan "Dönüşümler Sevgiye" isimli kısa öykü kitabını , Hayal Yayıncılık'tan yayınlatabildi.Yayınlatabildi çünkü bu ülkede en zor iştir edebiyat eseri yayınlatmak.Hele bir de , yazın dünyasının en zor ve en teknik alanında kalem oynatıyorsanız daha da zordur..

   Kısa Öykü , yazının en zor alanıdır.Alabildiğine teknik ve birikim , sözcük kullanımı , cümle bilgisi gerektirir.Gözlemci olmak zorundasınızdır çünkü kısa öykü , yaşamın tam içindedir.Gözlem de yeterli kalmaz ,  gözlemlerinizi aktarabilmek te başka beceri ister.Yeteneğin , çok çalışma ile birleştiği alandır .Aynı zamanda , Türk Edebiyatı'nın da , Geleneksel sözlü edebiyatımıza en fazla yaklaştığı alandır.Anlatım sanatının , kaleme aktarılmış hali denebilir.Kaynağını İnsandan , yaşamın tam ortasından alır.Böyle olmasaydı , Sait Faik , Yusuf Atılgan , Ömer Seyfettin ,Balıkçı  olabilir miydi?.
 
 

   İlhan Doğruyol ,  gündelik yaşamdan biriktirdiği insan manzalarını , olumlu olumsuz insan durumlarını  sevgiye dönüştürebilmenin , yollarını anlattığı öykülerden oluşturmuş kitabını."Mektup" ta , ilk ve saf sevgiyi ; "Devren Kiralık" ta , hepimizin meslek yaşamımıza başlarken erek edindiğimiz ama daha sonra unuttuğumuz , unutturulmasına sebep olduğumuz meslek idealimizin , insana dair olan yanını ; "Mum Işığı"nda , yaşam denen canavarın aile , çocuk , eş gözetmeden bizi başkalaştırmasına , basit bir mum ışığının yansıttığı gölgeler eşliğinde karşı koymayı aile sevgisi ile nasıl başarabileceğimizi , "Filozofun Sevgisi"nde , sevgi ve aşkın anlamını sıralarken filozof , sevgi ve aşka dair herkesin mutlaka ekleyeceği bir cümlesi olduğunu anlatıyor.Anlatmakla kalmıyor içine de alıyor sizi.

 
     Kaynak insana dair ise ve yaşamın damarlarından çıkıyorsa , hangi yazın eseri sıkıcı olabilir ki? İlhan Doğruyol , yaşadığı şehri ve Karşıyaka'yı da unutmadan , öykülerinde ya konu başlığı açarak yada satır aralarında değinerek selamını da yolluyor Muğla'dan buralara.

   Öykülerin tamamı , yaşamın  kaynağından sevgiyi nasıl besleyebileceğimizin rehberliğini yapıyor. Yol haritası çıkarıyor bizlere. O'na göre , ne kadar kötü şartlar altında bulunursak bulunalım ; yaşama ne kadar öfkelenmiş ve çevremize bu öfkeyi yansıtıyor olursak olalım ; ne kadar yalnız hissedersek hissedelim kendimizi ; ne kadar yoksun kalmışsak kalalım aşka ; ne kadar aç olursak olalım bilgiye ; yanağa konan bir öpücük , basit ve göbekten gelen , içten ve gürültülü  bir kahkaha yada köy ekmeğinin sıcaklığı bile yeterli sevgiye dönüştürmek için tüm duygularımızı.

Denemeye değmez mi?...

(Karşıyaka Karşıyaka Kent Kültür Ve Sanat Dergisi,Eylül-Ekim 2010 27.sayısında yayınlandı . )


--
11/05/2010 10:22:00 AM tarihinde AVRAM USTA tarafından 1mk adresine gönderildi

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"