* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

1984 yılıydı...


1984 yılıydı..

fotoğraflardan bize bakan gözlerimize aynada yabancılaştık.. yıllarca seninle birlikte üç kişi paylaştığımız o zemin kattaki daireyi terk edip, başka bir şehre, oradan da başka bir eve yerleştik.. Ant; saçlarını uzatmadı bir daha, hep kulak memesine uğramadan kestirmeyi tercih etti.. beni bilirsin; taviz vermedim kendimden, ölümüm pahasına, kendimi nasıl hissettiysem öyle yaşadım.. bitiremediğin üniversiten bu yıl mezunlarını verdi.. hatta birkaç yerel televizyonda, o törene tanık olduk..

bazen kitaplarını; defterlerini,ders notlarını kucağıma koyup okşuyorum.. ne çok ideallerin vardı avukat olacaktın.. insanlık haklarımızı koruyacaktın.. 'kimse cinsel kimliğinden dolayı ölmeyecek artık' diyordun ama...

1984 yılıydı.. salı'yı çarşamba'ya bağlayan o gece 01:30 suları.. birkaç adam kenara sıkıştırmıştı bizi.. fuhuş yapmadığımızı söylediğimiz halde dinlememişlerdi.. sen çok zarif ve narindin.. saçların beline kadar dalgalıydı.. gözlerin cep saatleri kadar hassas.. bize dokunmayıp sadece sana dokunacaklarını söylediler.. izin vermedik.. adam pantolonu'nun arka cebindeki çakısını çıkardı.. en çok korktuğun şey bir gün öldürülecek olsan dahi, bunun kesicisi aletlerle olmamasıydı ama...

o gece yoldan geçenler, yanımızdan süratle geçip giden arabalar, hiç kimse yardım etmedi bize.. saçlarını ayaklarımızın dibine attılar.. yerler kandı.. ölmek istememiştin ama...


bana 'o geceden sonra saate hiç baktın mı? ' diye sorsanız bakmadım derim.. çünkü; zaman bir daha hiç ilerlememek üzere bizim için o gece, orada durmuştu.. Ant; okulunu bıraktı, ben fuhuş yapmaya başladım.. tanınmış işadamlarını saati dolarla ölçülebilecek yataklarda, birbirleriyle aldattım.. ölümden hiç korkmadım.. şiddet; yalnızca burnumun kanamasına yol açtı.. siyasi görüşlerden uzak durup bizler için ter akıtanların terini sildim..

1984 yılı salı'yı çarşamba'ya bağlayan o gece seni o kaldırımın üzerinde öyle gördükten sonra hiçbir veda'nın ardından ağlamadım.. yüzümdeki sinirleri aldırmış gibi nereye gidersem gideyim orada, o yol kenarında putlaştım.. ezberimdeki tüm isimleri unutup, yediğim içtiğim ne varsa bırakıp bir masa kenarında, bilmediğim iklimlere doğru yol aldım..

sen ise; kırdıkları kolların, yumruklanan yüzünle çığlıklarını duymayacak kadar sağır olan insanların faili meçhul hayatlarında sessizliğinle ölüme terk edildin.. henüz; 20 yaşındaydın..

Bizi de Okusana ;) × +