* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Mutluluk Kitabı

MUTLULUK KİTABI

Mutluluk; saadet, bahtiyarlık gibi Arapça sözlerin Türkçesidir. Mutlu insan mesut, sevinçli, huzurlu, ferahtır. Yüzü güler, iyimserdir, endişe ve korku duymaz, kimseye kuşkuyla bakmaz, kendisiyle ve toplumla barışıktır. Mutlu olmak konusunda birçok söz söylenmiş, binlerce şiir, roman ve makale yazılmıştır. Herkes mutlu olmak ister ve mutluluğu arar, nasıl mutlu olunacağını düşünür, mutluluğa hangi yoldan ve nasıl gidileceğini merak eder...
Oysa “Mutluluk varacağınız bir istasyon değil, bir yolculuk biçimidir.” Montesquieu.
“Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez.” La Fontaine.
Kalbimizde şakıyan bir kuştur o; ama yolu dikenli ve taşlıdır, yokuştur. Atalarımız boşuna mı demiştir cefa çekilmeden sefa sürülmez, diye...
“Mutluluk, mutluluğu aramak zorunda olmamaktır.” Çuang- Tzu
Unutmayalım ki “Birçok kişi büyük mutluluklar beklerken küçük sevinçleri kaybeder.” Pearl S. Buck. Aman dikkat! Dimyata pirince gitmeye kalkma...
Şu da kulağımıza küpe olmalı: Armut pişsin de ağzıma düşsün diye boşuna bekleme; mutluluk sana gelmez, sen ona gideceksin duyguyla ve de emekle.
Bu konuda daha önce birçok yazı yazdığım için asıl konuma geçiyorum.
Mutluluğun kitapla ilgisine ve Mutluluk adlı bir kitaba değinmek istiyorum.
İngiltere’de yapılan bir ankete göre; mutlu insanlar boş vakitlerini kitap okumakla değerlendiriyorlar, mutsuzlar ise televizyon başında vakit öldürüyorlarmış.
Fransız nöropsikologların araştırmalarına göre de kitap okumak bunama hastalığını önlemeye yarıyor; kitap okumak beyne egzersiz yaptırarak aktif kalmasına yardımcı oluyormuş. Kitap ayrıca kültürümüzü arttırır, bizi uygarlaştırır.
Zülfü Livaneli, “Mutluluk” adlı romanında mutluluğun çeşitli yönlerini ele alıyor, yol gösteriyor, çözüm yolları aratıyor, mutluluğumuzu körelten bağnaz kişilerin öykülerine yer veriyor; günümüz Türkiye’sinin içinden bıçak gibi geçen olayları dile getiriyor, düşündürüp sarsıyor. Yaşar Kemal’in “hem kadim hem güncel olan bir konuyu ustalıkla işliyor” demesi boşuna değil yani. Eseri, Talat Sait Halman “Amerikalı, Avrupalı büyük ustaların yazmış olmaktan gurur duyacakları bir mitik şiir örneği” diye övüyor, okunması gerektiğini belirtiyor.
Romanın sadece bir kahramanı yok. Amcasının cinsel tacizine uğrayıp kirlendi diye İstanbul’a öldürülmeye götürülen bir genç kızın dramıyla birlikte, askerliğini komando olarak yapan bir gencin bunalımları ve içinde bulunduğu sahte, ikiyüzlü ortamdan sıkılarak doğaya sığınan, kurtuluşu denizde arayan bir profesörün düşünce ve duyguları da yansıtılıyor...
Daha önce filmini izledim ama kitabı okuyunca filmde kitaptaki birçok olayın, ayrıntının es geçildiğini gördüm. Siz de öyle yapın. Ünlü romanların filmlerini görmekle yetinmeyin, kitabını da mutlaka okuyun. Böylece konuyu daha iyi anlar, özümlersiniz.
Okumaktan mutluluk duyduğum bu romanı tüm dostlara öneririm.
Erhan TIĞLI
***********

Bizi de Okusana ;) × +