* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

[1mk] Psycho (1960)

Pscho (1960)
Bu sefer de eski ustalardan bir filmin tanıtımını yapacağım. Orta yaş üstü bilir. Gerilim, psikoloji ve korku bileşince Alfred Hitchcock'un filmleri hemen akla gelir. Pscho, Anthony Perkins'in muhteşem oyunculuğu da eklenince ustanın başyapıtlarında yerini almıştır. Film zamanın reklam firmalarına bile esin kaynağı olmuştur. Marion Crane rolündeki Janet Leigh'ın moteldeki banyo sahnesi sonradan birçok sabun ve banyo aksesuarları firmalarına reklam materyali olmuştur.
Zamanının ötesinde bir kurguya sahip olarak nitelendirilen Pscho içindeki birkaç sahne dışında gayet başarılıdır. Banyodaki Marion'ın öldürme sahnesinde ki bıçak darbelerini göz önünde bulundurmazsak dedektifin öldürülüşü ve oyuncuların performansını gerçekten başarılı buldum. En önemlisi ise Pscho'nun şimdilerde yapılan aynı tarz filimler gibi sonunu kestiremediğiniz bir kurguya sahip olmasıdır. Son ana kadar katilin kim olduğunu merak edip duruyorsunuz. Siyah beyaz çekilmiş filmin müzikleri de çarpıcıdır. Filmin sonunda suçlu hakkında yapılan psikolojik analiz ise filmin kalitesini yükselten bir unsur olmuş. Psikologun insan beyninin iki ayrı kişiliği nasıl barındırdığıyla alakalı açıklaması filme pek yakışmış.

Film, boşanmış biri olan Sam ile hiç evlenmemiş Marion, bir otel odasında ilişkilerini sorgulamasıyla başlamaktadır. Düzenli olarak şehre gelip sevgilisini gören Sam maddi bazı sorunlar yaşadığını bahane ederek Marion'un istediği evliliği biraz tehir etmek istemektedir. Sonuçsuz bir tartışma sonunda Marion otel odasını terk eder. Çalıştığı yerden öğlen yemeği molasında ayrılarak sevgilisiyle buluşmuştur. Patronundan önce alelacele ofise gelir. Bir iş münasebetiyle patronu bankaya yatırması için kendisine yüklüce bir miktar para verir. Marion derhal hiç çaktırmadan soğukkanlılıkla parayı çantasına koyarak şehri terk eder. Sevgilisi Sam'e doğru yola çıkmıştır. Yolda kafasında kurduğu endişeler onu iyice telaşlandırmıştır. Garip davranışları yüzünden bir polisin dikkatini çeker. Arabasını değiştirip yoluna devam ederek polisi atlatmaya çalışır. Hava iyice kararmış üstelik sağanak bir yağmurda başlamıştır. Karşı yönden gelen arabaların farları güzünü aldığından sürüşü iyice zorlaşmıştır. O sırada gözüne ilişen bir motel tabelası, hiç durmadan sevgilisine gitme fikrini değiştirmesine sebep olmuştur. Motele yerleşir. Ancak kendinden başka hiç müşteri yoktur. Yakışıklı, karizmatik ve utangaç biri olan Norman ile hayattan ve yalnızlıktan konuşurlar.

Bu bölümde Norman Bates rolünde Anthony Perkins'in "Ne düşünüyorum biliyor musunuz? Bence hepimiz özel tuzaklarımızdayız, onlara sıkışmışız ve hiçbirimiz çıkamıyoruz. Tırmalıyor ve dövünüyoruz ama sadece havayı ve birbirimizi. Tüm bunlara rağmen bir santim yol alamıyoruz. Bazen kasten o tuzaklara adım atıyoruz. Ben kendi tuzağıma doğdum. Artık aldırmıyorum." sözü manidardır. Marion Norman'in yalnız ve hasta bir annesi olduğunu öğrenir. Diyalog annesi üzerine yoğunlaşınca Norman garipleşir. Morion tedirgin olmuştur. Nazikçe "Uzunca bir yoldan geldiğini, yol yorgunluğunu atmak için biraz dinlenmek istediğini" söyler. Norman'a iyi geceler dileyerek odasına gider...

http://www.filmyorumu.com/

http://www.imdb.com/title/tt0054215/





--
10/16/2010 10:16:00 AM tarihinde Kaptan Zor tarafından 1mk adresine gönderildi

Bizi de Okusana ;) × +