* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Kentsel dönüşüm...

VATANDAŞIN OLAN BİTENDEN HABERİ BİLE YOK!



Başımı sokacak bir çatım var diye güvenmeyin yarın yatacak bir yeriniz bile olmayabilir.

Bir sabah kapınıza yerel yönetimlerden birkaç adam gelip, tapusu sizde olan evinizi boşaltmanızı isteyebilir.

Yine bir sabah,Mahallenize dozerler girmiş olabilir “Evim var,” diye bir güvenceniz kalmadığını anlayabilirsiniz.

Bir zamanlar Türkiye’nin kalbi diye nitelenen Anıtkabir’in taşındığını da görebilirsiniz,hatta mezarlıkları bile bulamıyabilirsiniz.

Kendi evinizi, arsanızı bir başka iş yapmak için teminat olarak gösteremeyebilirsiniz.

Belediyelerin istediği fiyattan evinizi aldığına, yine kendi belirlediği fiyattan size yeniden satmasına tanık olabilirsiniz.


“Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” kararı sonucunda mülkiyet hakları kısıtlanan vatandaşlarımızın Bireysel olarak itiraz hakkı yok,hükümet tarafından kaldırıldı!!!

Belediye sınırları içerisinde mülkiyet güvencesi fiilen ortadan kalkmıştır.

Ülkemizde yaşayan hiç kimse, gelecekte ev yapıp başını sokacağını düşündüğü bir arsası veya başını sokacak bir evi olduğu için kendini güvende hissetmeyecektir.

Bu yasa ile kentin tüm değerleri, anıtlar, tarihi ve kültürel varlıklar, kentlerin çoğunlukla en yeşil bölgeleri olan kamuya ait alanlar, parklar dahi kaldırılabilir, dönüştürülebilir, “geliştirilebilir” hale gelmiştir.

Hiçbir gerekçe gösterilmeksizin “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” ilan edilecek alanlarda, tüm gayrimenkuller üzerindeki tasarruf hakkı bütünüyle belediye meclislerinde çoğunluğu elinde tutan parti gruplarının ve başkanlarının eline geçmiş, teknik bir konu olan planlama gerektiğinde siyasi rakibini mülksüz, yandaşları ise zengin yapabilecek siyasal bir araç haline getirilmiştir,bu demokrasiyi ve özgür seçme hakkını dahi ortadan kaldırabilecek büyüklükte bir güçtür.

Komşunuzu seçme hakkınız asla yok!!!

Belediyeler büyük bir iştah içerisinde, yurdun her yerinde ve kentlerin yapılı yapısız tüm alanlarında, halihazırda bu alanlarda barınan insanların maddi imkanlarını, sosyal yaşamlarını, kurulu düzenlerini hiçbir şekilde dikkate almadan, hepsi birbirine benzeyen ve adına "Kentsel Dönüşüm" dedikleri projeler üretmeye giriştiler.

Belediyeler Türkiyenin en büyük mütahiti haline getirilmek istenmektedir. Bu düzenleme ile evi başına yıkılarak sokağa atılan vatandaş, kendi malını belediyenin belirlediği fiyattan, belediyeden tekrar satın almak zorunda bırakılacak, içinde yaşayacağı evin tasarımı, büyüklüğü, kalitesi, mutfağı, bonyosu, tuvaletinin alaturka mı yosa alafranga mı olacağı hakkında dahi söz söyleme hakkı bulunmayacak, inşaatı yapacak kişiyi seçme hakkı elinden alınacaktır.

Yapılamak istenilen bu düzenlemeyle vatandaş, Ankarada İ. Melih gökçek, İstanbulda Kadir topbaş’ın ve onların müteahhitlerinin dünya görüşü, zevki ve insafına uygun yapılacak binalarda, çok yüksek bedeller ödeyerek oturmak zorunda kalabilecektir.

Artık inşaatınızda sizin hükmünüz geçmez!!!

Yasalara ve yürürlükteki planlara göre inşaat ruhsatı alıp inşaata başlayan vatandaş, gayrimenkulünün bulunduğu alan belediye meclisi tarafından “Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edildiği anda, binası %99 oranında tamamlanmış olsa dahi, yaptığı konut eğer belediye başkanının “hayalindeki” projeye uymuyorsa, inşaatı 5 yıl süreyle durdurulabilecek, bu süre istenilirse on yıla kadar uzatılabilecektir.

Bu durumda vatandaş emlak vergisi ödemeye devam edecek, beş veya on yıl içerisinde kullanılmadığı için eskiyen yapısı için belediyenin tek taraflı ve bence keyfi olarak belirleyeceği değerlere razı olmaya mecbur bırakılacak, yapmış olduğun harcamaların gerçek miktarının, geçen süre içerisinde malını kulanamamaktan dolayı karşı karşıya kalacağı, kira geliri ve banzeri kayıplarının tazminini isteyemeyecektir.bu anlayışı çagdaş hukuk devleti normları içerisinde görmek mümkün değildir.

Nedeni açıklanmayan, dolayısıyla kamu yararı içermiyor olması muhtemel bir “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” kararı sonucunda mülkiyet hakları kısıtlanan vatandaşlarımızın yapabileceği ne kaldı,bu yasayı çıkaran da hükümet,Anayasa mahkemesine üye atayacak olanda,peki şimdi bizler kimi kime şikayet edeceğiz söylermisiniz...

Halkı tehdit etmekden hiç sıkılmayan hatta Hayır diyenleri darbeci ilan eden Başbakan ve Belediye başkanlarının elindeki koza bakın şimdi! bu işde evetçiler de hayırcılar da aynı kefede ve aynı korkuyu yaşayacak bence,çünki paranın ve saltanatın dini imanı olmaz diyen Başbakana sahibiz değil mi,haydi Milletim kolay gelsin...

Bizi de Okusana ;) × +