* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Farkında mısınız?

İnsanların Dünyada ki kaynakların az olduğuna dair bazı inançları var. Ki bu inançların var olması için eğitim döneminden itibaren çalışmalar başlıyor.

Örneğin, üniversitelerde iktisadın tanımı yapılırken: “Dünyada ki kıt kaynakların doğru ve verimli bir biçimde kullanılması için gerekli olan bilim.” Deniliyor.

Peki neden böyle yapılıyor? Hiç düşündüşündünüz mü?

Çünkü, insanlar haline şükür edip paralarını, haklarını çalanlara ses çıkarmasınlar ki o paralarını, başkalarının haklarını utanmadan yiyen kişilerin çarkları hızla dönsün.

Bu son sözümdende anladığınız üzere “kıt kaynak filan yok...” Bu durum tamamen palavra...

Sadece adaletsiz bir sistem var...

Kimse elindekini paylaşmıyor... Paylaşsa bile çok yüksek rakamlarla yani karlarla satıyor...

Ki buna emperyalizm diyoruz...

Emperyalizm, bu durumun olgunlaşması için sadece bunları yapmıyor. Aynı zamanda ekonomiyi de çok iyi bildiğinden dolayı kar marjını adha da yükseltmek amaçlı ortamı kızıştırıyor. Çünkü, ne kadar ortalık kızışırsa o kadar çok “risk var, malları getiremiyoruz bu yüzden fiyatı artırıyoruz.” Diyebiliyor.

Ki bunun en iyi örneğini ABD'nin uyuşturucu için girdiği Afganistanda gericilerle yapmış olduğu ortaklık anlaşması ile görebiliyoruz.

Birde daha başka örnek var ki o da Irak konusu...

Irak'a sağır sultanın bile bildiği, duyduğu “petrol” sebebinden girdiği için ABD, bu fiyatların artması gerektiğini çünkü böylece hem savaş tazminatını misli misli alıyorken (Sanki savaşı kendi istememiş gibi) hem de petrolün bir kısmının da kendi ülkesindeki halka bedava dağıtılacağını gayet iyi biliyor...

Aslında yeri gelmişken söyleyeyim. Her ne kadar “Obama” çekiliyoruz Irak'dan dese de yapılan “kargaşa” anlaşmalarıyla Irak da petrol bitene kadar kargaşanın bitmeyeceği aşikar...

Tüm bu anlattığım durumlara ispat olarak da emekli yahut itirafçı CIA ajanlarının kendi ağızlarından dinleyebilir Ya da günah çıkarır gibi yazmış oldukları kitapları okuyabilirsiniz.

Konu konuyu açıyor...

Aklıma gelenleri saymaya devam edeyim...

Emperyalizm ne yapar başka?

Basını kullanır mesela...

Çünkü basın en az bir istihbarat teşkilatından bile daha güçlü diyebiliriz. Bunun sebebi olarak da kolay bir şekilde kitleleri yöneltme yeteneğinin olmasını gösterebiliriz.

Diziler, magazin programları basının silahı olarak kullanılır.
Diziler de ahlak kavramları yok edilir.

Magazinde ise hem ahlak hemde “sorgulama” olguları ortadan kaldırılır. Gazeteler suni gündemlerle her ne taraftan olursa olsun gündemi esas konudan saptırır.

Emparyalizm, kutuplaşma yaratır...

Maksat bellidir: “Kullanmak istediği ülkede ki insanlar dururken kendi vatandaşlarını kullanıp yok etmek istemez. Ki buna parçala-böl-yönet sistemi” diyoruz.

Başka başka...

Daha bitmedi...

En önemli silahı “dindir” emparyalizmin...

Cemaatleri, tarikatleri oluşturur. Müritler meydana getirir.

Çünkü, insanları kandırmanın en kolay yolu “din”dir.

Gerekirse ayetlerle oynar gerekirse de ayetleri ortadan kaldırır. Eklettirir....

İsyanlar çıkartır emparyalizm...


Hastalıklar yaratır emparyalizm. Sonra bunun çaresini sadece kendinde bulundurur. Başkası bunu bulursa o zaman o kişiyi ortadan kaldırır...


Az gelişmiş ülkeysen yandığının göstergesidir bu durum. Çünkü kendi sınırlarını mı koruyacağını yoksa isyanı mı bastıracağını yahut isyanı bastıracağım diye de dışarıdan gelen her hangi bir baskıyı savuramama tehlikesi ile baş başa kalır bu az gelişmiş ülke...

Emparyalizm, insanların açıklarını aramak için sürekli kendine karşı olanları yahut olabilecekleri takip eder...

En ufak bir karşı duruşta bu açıkları önlerine sürer. Yine de kokmazsan eğer o zaman kişiyi ortadan kaldırır.

Emperyalizm, daha çok çok şey yapar aslında...

Ama daha fazla uzatmayacağım... Yinede şunu demeden edemiyeceğim: “Farkında mısınız? Bu saydıklarımdan en çok 3 tanesi bir ülkenin başına gelirken bizim başımıza bunların hepsi ve daha fazlası geliyor...”

Bence farkında filan değilsiniz! Sadece öyleymiş gibi yapıyorsunuz!

Çünkü eğer bir farkındalık olayı olsaydı bir hareket olurdu!

Çünkü eğer bir farkındalık olsaydı emparyalizmin en çok korktuğu 3 şeyi yapardınız: “Kitap okurdunuz, sorgulardınız ve örgütlenirdiniz!”

Ama ben ve benim gibiler bu ülkede bunların hiç birisini göremiyoruz! Sadece “mış gibi yapıyorsunuz” bunu gayet iyi biliyoruz!

Tatlı rüyalar güzel ülkem, güzellik uykusu olmalı bu uyku... Yoksa uyudukça emparyalistlere bu kadar tatlı nasıl gözükürdünüz?

VOLKAN KAHYALAR

Bizi de Okusana ;) × +