* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Referandum ile Barış Manço'nun ne ilgisi var ?

Geçenler de elime. AKP’nin İstanbul il teşkilatı tarafından referandum hakkında basılan ufak bir kitapçık geçti. Daha ilk sayfasını açar açmaz karşıma “Her evet demokrasiye davettir” ibaresi çıktı.

Peki nedir bu “demokrasi”?

Sizin için araştırdım. Hem de çeşitli kaynaklardan…

Demokrasi: “Tüm üye ve vatandaşların, organizasyon ve devlet politikasını şekillendiren eşit haklara sahip olduğu bir yönetim biçimdir. (tr.wikipedia)

Halkın kendi kendini yönetimi halk idaresi (sevde.de)

Seçme özgürlüğü değil seçenekler özgürlüğü (ekşi sözlük)

Halkın kendi seçtiği temsilciler eliyle kendi kendini yönettiği devlet sistemidir. (antoloji)

Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi (TDK)

Her ne kadar tanımlar bir birine tam anlamıyla bir değilmiş gibi gözükseler de bir sitede bulduğum şu tanım aslında tüm bu tanımların ne kadarda yakın olduğunun en büyük göstergesi: “Demokrasi, iktidarın halkçı kökenli olduğunu savunan ve iktidarı halka dayandıran teoridir.” (Uslanmam.com)

Tanımlardan da anlaşılacağı üzeri halkın kendi isteğiyle seçmiş olduğu kişilerin sadece kendilerini seçen kişileri değil seçmeyen kişileri dahi feraha kavuşturmak amacı güden bir yönetim türü demokrasi.

Zaten işin pamuk ipliğine bağlı olduğu ve bu pamuk ipliğinin koptuğu yer burası…

Nasıl mı?

Ülkemizde ve Dünya’da Emperyalist düzen kendi çarkı işlesin diye kendi adamlarını başa getirmeye çalışır. Ancak halkın uyanmasını engellemek içinde oylama sırasında seçeceğimiz kişileri dahi kendi adamlarından oluşturur.

Amaç bellidir: “Başkasının topraklarını kendisinin yönetme arzusu…”

Başkasının toprağını kendi yönetsin ki, kendi toprağındaki kaynaklar yetsin de artsın bile…

Aslına bakarsanız, bize iktisat dersinde öğretilen Dünya’da kıt kaynak olduğu durumu dahi buna bağlanabilir. Çünkü Dünya’da kıt kaynak filan yoktur. Dünya’da kaynak çoktur. Ama bunu “insan egosu” emperyalizm ile “hep bana” sistemine dönüştürdüğü için, kaynak çok azmış gibi gözükür.

Aynı Emperyalizm, halkı bu sistemden uyandırmamak için eğitim, sağlık,din,basın vs. kullanır. “Ki bu sistem ile istediğini de alır.”

Bu sebepler doğrultusunda demokrasi getireceğiz diyenler genellikle… Genellikle mi dedim… Pardon… Her zaman olacaktı o…

Her zaman için kendi ceplerini doldururlar ancak halkın cebini asla…

Bunun temel sebebi de aslında çok basit…

Eğer halkın gerçekten geliri yükselirse bu durumda hem kendi ülkesinin mali düzeyi düşer. Hem de geliri yükselen halkı kömür, buzdolabı, çamaşır makinesi, altın gibi günlük eşyalarla kandıramaz…

İşte bu sebepler yüzünden bırakın sadece halkı dünya’nın uyanması şarttır. Esas o zaman gerçek bir demokrasi olur. Esas o zaman “evet, demokrasiye davet” olur.

Ancak bu sistem oluncaya kadar Emperyalizme ve demokrasi diye başımızın etini yiyenlere Barış Manço’nun sözleri gibi davranmalıyız…



Hayır hayır boşuna yalvarma inanmıyorum sana
Hayır hayır gözyaşına da hayır inanmıyorum sana
Hayır hayır yüzbin kere hayır acı çektirme bana
Hayır hayır yüzbin kere hayır inanmıyorum sana

VOLKAN KAHYALAR

http://www.birmilyonkalem.com/
http://blog.milliyet.com.tr/
http://www.ulusalgundem.net/
http://www.gizlibelgeler.azbuz.com

Bizi de Okusana ;) × +