* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Notus Tutamotus Sendromu


Tüm öğrencilik hayatımda not tutmak konusunda hep sorun yaşamışımdır.Bazen dersin başlamasıyla birlikte büyük bir titizlikle başladığım "not tutma" eylemim, aklımın bişeye takılması veya fantastik bir fikri derinlemesine düşünmem sonrası masallar aleminde yolculuğa çıkmam ile yarım kalır ve yarım hoca dinden, yarım doktor candan ettiği gibi "yarım not sınavdan eder" felsefesi gereği o not artık dersten çıkarken sıranın altında bırakılmasının hizmetlinin temizlik sırasında kulaklarımı çınlatması gibi bir yan etkinin dışında hiçbir sorun yaratmayacak "çöp"tür.

İlk okulda öğretmenimiz masasında yazacaklarımızı söyler sonra tekrar eder sonra tekrar eder ve sonra tekrar ederdi yine.Birileri hep geride kalır birileri de hızlıca yazar ve "yazdım örtmem" diye sinir bozucu kelime dizisini kullanırdı.Altı üstü bir cümlenin, iki dakika boyunca adeta nöronlarımıza sokulurcasına tekrar edilmesi kadar çıldırtıcıydı kulaklara sığınan uğultu ve fısıltılar.Sonra öğretmen oturduğu yerden usul usul tek tek söyleyip yazdırma düşüncesinin ne kadar yanlış olduğunu anlar ve kalkıp tahtaya yazmaya başlardı.Ya da güzel yazabilen birine(kız) yaptırırdı bu işi.Ama dertler bitmezdi.Daha ilerki yaşlarda gazoz kapağı kalınlığında gözlüklerle göreceğimiz pek yakışıklı(!) gençler "örtmem o virgül mü? Örtmem şu nokta mı? ,örtmem büyük harf mi küçük harf mi?..." gibi hayret verici soruları tahtanın yanına gidip söz konusu ifadeyi göstermekten öteye küçük terli parmağıyla dokunarak belirtmesi ve herkesin merak ettiği "ş mi s mi?" sorusunu sorduktan sonra herkesin harfin "s" olduğunda hemfikir olması ayrı ayrı incelenmesi gereken trajikomik vakalardır.

Her ne kadar "not tutma" da beceriksiz ve dikkatsiz olsam da bunu büyük bir sorun olarak görmedim hiç.Sağolsun güzel not tutan iyi arkadaşlarım var .Bazılarınızı sinir ettiğimi biliyorum ama ne yapabilirim ben de böyleyim.Hem Einstein da benim gibi yaparmış.Neredeyse derslere hiç girmez sınav zamanı yaklaşınca daha sonra evleneceği sınıf arkadaşı Mileva'dan ders notlarını alıp çalışır ve dersleri böyle geçermiş.Hayır hayır ben ders notlarımı aldığım kişi ile evlenmeyeceğim :) Bilirsiniz bu tipler biraz şey olur.Şeeeyyy.Asosyal ve inekk :) Bunu okuyorlarsa sanırım artık not tutmayı öğrenmem gerekecek :) Başka bir örnek de Picasso.Pablo Picasso matematik dersinde not tutarken ne zaman "4" yazacak olsa,dördün çıkıntısını buruna benzettiği için adamın kalan kısımlarını çizerken bulurmuş kendini.Bu yüzden matematik dersinde büyük sorun yaşamış.Einstein ve Picasso'nun "not tutamama" hastalığının son temsilcisi benim demiyorum.Ama ben buyum :(

Bizi de Okusana ;) × +