SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ

Konuşuyoruz..Gülüyoruz...Biz Bunu Hep Yapıyoruz...

Meşhur Çardak ;)
-Tüm gün boyunca bahçede oturanlar ''Çok sıcak..Hiiiççç acıkmadım, sadece su içmek istiyorum....'' diye konuşuyorlar.Sonrası malum iftar vakti tüm bu konuşmaları yapan şahıslar masada hocanın 'Allahu Ekber..'demesini bekliyorlar ve ne zaman ki ezan sesini duyuyorlar kendilerinden geçiyorlar..Sadece susadım ,hiç bir şey yemeyecem diyenler sanki onlar değildir artık..İlk masadan kalkan ve yemekten midesi kilitlenen ilk kişiden ses geliyor ''Ben şimdi ne yapacam!!'' ve o an masada bir kahkaha kopuyor..Günün stresinin atıldığı andır artık o an...Diğer bir ses ''Ekmek Teknesi'' nin meşhur repliği ..''Allah canımı alsa da kurtulsam'' oluyor.Suyu içtikten sonra nefes almadan yemek yersen olacağı budur tabi:)))  Bu cümleler artık sülalenin unutulmazları arasında girmişti bile...''Ben şimdi ne yapacam'' Onca şeyi yedikten sonra kendime gelebilmen için bir kasa maden suyu içip bir de İl'e kadar yürümen yeterli gelecektir :)))) Ama o da hareket edebilirsen tabi ;)...(küçük kardeş kulakların çınlasın sana dedim dimi  bunu yazarım diye :D)

-Yine gündüz köyde çardak altı muhabbetlerinden biri.. Kuzenler oturmuş sohbet ediyorlar..''Bu sene en azından Ağustos'un 15'inden sonra hava serinler umudumuz var, ya seneye ne olacak..Daha da sıcaklara geliyor Ramazan!! Allah yardımcımız olsun ...''  Diğer kuzenden birinden cılız bir ses çıkıyor: ''Seneye artık gerçek müslümanla ligt müslümanlar belli olacak '' Tüm halsizliklerine rağmen espri kabiliyetini kaybetmeyen kuzenleri tebrik ediyor alınlarından öpüyorum..Tüm acılara rağmen hayat devam ediyor ,bu sohbetler de güzel ve serin esintiler gibi geliyor insana...(Jasmin kulakların çınlasın)

-Yine bahçede oturuyoruz ve bu sefer mahallemize dışardan misafir gelmiş iftar için ve gelirken de sağolsun tatlı getirmiş (ballı lokma tatlısı aman hadi hayırlısı:D) Neyse tatlı sunumu yapılıyor ,  biri kürdana batırılmış tatlıyı pat diye ağzına atıyor ve öylece kalı veriyor...Bir lokmalık şey ağzında 15 lokma gibi oluyor ve boğazından geçme umudunu da yitiriyor...kiiii en küçük kuzen durumu anlayıp yanına yaklaşıp çaktırmadan kulağına eğilip ''Onu yut çok ayıp ''diyene kadar öyle bekliyor...Sonrasında tatlı boğulmadan yutuluyor ama ortamda ufaktan bir gülme krizi atlatılıyor..(Eda kulakların çınlasın cadı)

Devam edebilir ya da devam etmez hiç bir fikrim yok :)...