SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ

DELİRDİM NE YAWWW

Çıktım ,içinden çıkamadığım zamanlarda genelde dışına çıkarım.Bulundupum yerin dışına yani.Ben öyle dıraşı çıktığımda ne yağacığımı bilmiyorsam eğer arabaya atladığım gibi dolanır dolanır dolaanır kendimi işyerinde bulurum.Neyseki burada kendimi bulabiliyorum.onu bulamayanlarda varya neyse.Aynaya baktım bir süre bulduğuma kanaat getirmek için.

İçermisin diye sordum,içmedi ben yaktım.Dertlendiğimi bilsin istedim.Ne oldu dedi daha ne olacak dedim hayat? hayatmı? dedi.Hayat dedim hayat işlerin hiçde umduğumuz gibi olmadığı biryerdir.Benimde olmadı dedim.Dediki deliriyorsun neden dedim aynada kendi kendine konuşuyorsun salak dedi...Evet ya hakkaten deliriyorum.Neyse bırakıyorum zaten ayna ile konuşmayı dışarıda bir amca gördüm burnu ve kulakları kıpkırmızı olmuş soğuktan basılmamış karlara basma derdinde değildi.Çünki kar yağmıyordu,kimse durup ne oluyor diye sormuyor çünki herkes iftardan sonra kendini sokağa atmış durumda bizde metropolde yaşıyoruzya küçük bir cadde bir aşağı bir yukarı nüfus altmışbeşbin.Belediye başkanımız seneye deniz getirecekmiş yapar ben bilirim her dediğini yaptı bu zamana kadar o zaman turhal daha eğlenceli olacak biliyorum.

Çocukluğum geliyor aklıma,anneee sen ekmek arası hazırla ben gelip alacağim neden oyun kaçıyor .Gece kondu mahallesinde tek kale maç yapan ve bütün eğlencesi bu olan ben arkadaşlarım,terten sırılsıklam olmuş minik bedenler kızaran yüzü kirden görünmeyen gözleri zeytin zeytin çıkan bir minik çocuklar.Saatime bakıyorum bu saatte nereye otobüs var acaba her saat başı olur bizim bu kocamaann memlekette.Aaaa oda ne güzel bir hayat otobüsü geldi hemen daldım tabi.Cam kenarındaki bir koltuğa yerleştim kafamı cama dayadım eski hayatımla hesaplaşıp veda etmeye başladım.....

Şamşırmış vaziyetteydim. Sıcaktan beynim büzüşmüştü.Etrafımda bir sürü hayranım ben meşhur olmuşum aman allahım böylemi yakalanacaktım kameralara.Otobüsten böyle inemem,iç organlarıma kadar fotoğraf çekmek isteyecekler.Makyaşsız yakalanıp aleme madara olmaya hiç niyetim yok.Derhal gidip kendime bir çift göz kaş çizeyim dedim. Zira kargaların bok yeme saatine kadar oturmuş ve henüz gözlerimi yumalı birkaç saat olmuşken.Bu da uykusunu alamamış canım yüzümün, üstünden dozer geçmiş gibi görünmesine yol açmıştı.Ben artık farklı bir kesime mensubum otobüste yakalandığımamı üzüleyim sanki jipim yokmuş gibi makyajsız yakalandığımamı söylene söylene makyajımı yaptım.Aşağa inmek için hazırlanırken aynaya bir baktım ohaa bülent ersoya benzemişim.Hemen muavinden bir tuz ruhu istedim.Birde yüzümüz kazımak için kesici bir alet.
Aklıma harikulade bir fikir geldi. Güneş gözlükleri!! Dana kadar gözlükleri taktığımda makyajla ilgili bir problemim kalmadı. Kafamın tepesinde, her bir teli başka yöne savrulmuş saçlarımın bağımsızlıklarını ilan etme girişimlerini de bir şapkayla bastırınca kafa kamuflajımı tamamlamış oldum. Tam oldu bu iş çıkayım diyordum ki götümdeki şortun pıtırcıklanmaya başlayan selülitlerimi gizleyemeyecek kadar kısa olduğunu fark ettim. Ben yaşamaya üşeniyorum bir de kalkıp üstümü mü değiştiricem.

Telefonumda çalışyor kesin röportaj için abuk subuk sorular soracaklar.En iyisi açmayım sakinsakin bir kaç satır karalayım yeni yağacak kitap teklifleri için.Dışarıda bekleyen onca insan beni musmutlu sanıyor oysa bilseler içimde ağlayan bir palyanço var.Bu şöhret bana ağır gelmeye başladı kaldıramıyorum en iyisi bir kahve içmek ayılmak için...