* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

Ben askere gidecem



Kılıçdaroğlu hakkında yazmaktan uzun zamandır uzak durmaya çalışıyorum.Ama bakıyorum boylu poslu aklı başında adamlar bile pusulayı şaşırmış,siyaset tarihinin en "siyaset özürlü" karakteri Kılıçdaroğlu için Atatürk'ten sonra bir Kemal daha lazımdı diyorlar.Ohaa lan.Bunu Akpliler dese dünyayı başlarına yıkarsınız.Öyle ya Atatürkün partisinden(!) onun adında biri çıkmış,sizi kurtarayım mı diye soruyor.Kurtar bizi demekten başka çaresi olmayıp, ben bilmem dedem bilir diyenlere katılan insanları görünce "Yazık lan !" diyorum.Şimdiye kadar yazmak istemeyişimin sebebi de aslında Chp lilerin büyük umutlarla seçtikleri liderin " ne büyük bir adam,hiç bu kadar korkmamışlardı bizden" deyip yanılgıya düşmemeleri.En azından benim böyle düşündüğümü düşünsünler istemiyorum.Açıkcası bi tedirginlik var evet.Ama bu Chp nin ülkeyi yönetmesi düşüncesi ile alakalı değil.Demokrasi bu ,kim gelirse saygılı olacaksın.Kim gelirse o bizim başbakanımızdır.Başımızın tacıdır."İsterse yüzde 95 ile gelsin,onursuzca indiririz" dedirtemezsiniz bize.Çünkü bu devleti bir zümrenin değil halkın yöneteceğine inanıyoruz.Halka güvenip onun kararlarına saygı gösteriyoruz. Ama ne yazık ki zamanında kontör dağıtıp,pilav üstü döner yediren bir üç kağıtçı bu ülkede yüzde 10'a yakın bir oy aldı.Neden böyle oldu? Çünkü kimse çıkıp adamın gerçek yüzünü ortaya koymadı,sen dolandırıcısın,sen hırsızsın,sen yetim malı yiyensin,devleti sömürensin demedi.Bugün de tıpkı o gün olduğu gibi susuyoruz.Herşey komedi gibi.Gözümüzün içine baka baka yalan söyleyen,bizi saf yerine koyan,dün hor gördüğü dağdaki çobana köprüyü geçene kadar muamelesi yapan,şehit kanı üzerinden,terör üzerinden oy avına çıkan,İsrail'in destek verdiği bir adamı göklere çıkaranlar bu ülke insanını aptal yerine koyan içimizdeki yabancılardır.Dün çobanlara yukadan bakıyorlardı,bugün halkı koyun görüp çobanlığa soyundular.

İsrailin umudu Kemal Efendi,İsrail'in başının belası Recep Bey'e karşı.Diğer taraftan her şehit haberiyle, seçim kazanacağı yönündeki inancını pekiştiren bir Bahçeli var ki o da bildiğini okuyor.Şimdi "Asalım keselim" demeye başladı yine ve ben diyorum ki acaba "ilerde yine lazım olur" diyerekten mi o iti asmadı zamanında? Hep başkasını iteklemekle meşguller, "yiyosa yap" deyip kenara çekilirler," Vatan,millet,Türk,Türklük" derler ama en utanç verici en özüne aykırı en serseri en kabadayı en bölücüsü bunların içinden çıkar.Güneydoğuyu Banliyo 13'çevirme gayretlerine bakarak söylüyorum en bölücü lafını.Zaten kafalarında orayı bölmüş olmalarına bakarak diyorum.Genellemekten nefret ederim.Hepsinin öyle olduğunu söylemiyorum söylemem.Haaaa iti kopuğu serserisi aykırısı rahatsızı olmayan kesim mi var ? Evet ama benim zoruma giden sahiplendikleri ve her ne hakla yapıyorlarsa kendi üzerlerine mal ettikleri bu kavramları onuruyla taşıyamadıkları halde hala ülkenin milli değerlerini kullanarak sömürmekten geri durmamaları.Muhalefet eğer destek verseydi,bu sorunun çözümünde sizin yanındayız kardeşim,bu sizin de dediğiniz gibi parti üstü bir projedir,pkk'ya inat,bölücülere inat biz vatan konusunda,bayrak konusunda,toprak konusunda siyaset yapmayız devletin yanındayız,siyaset bir yere kadar,koltuk sevdası bir yere kadar,önemli olan benim vatanımdır diyebilseydi bugün pkk bu kadar etkin olamazdı ve bu cesareti bulamazdı.Her fırsatta çıkıp biz size devrettiğimizde terör bitmişti diye zangır zangır bağırmaktan geri durmuyor ama kendilerine paketlenen "Apo" yu asmamaları yönünde hem teslim edenlere hem de pkk ya verdikleri sözü akıllarından da çıkaramıyorlar."Terörü bitirmek için atılacak adımları anlatmak ve sizin tekliflerinizi de dinlemek istiyorum" diyen başbakana "gelme" deyip tüm kapıları yüzüne kapatan onu bu yolda yanlız bırakan,"mecliste gizli oturum yapalım öyleyse orda alalım kararlarımızı" denilince de gizli oturum yaparsanız konuşulanları çıkıp anlatırız diyen bir mhp vardı ve ne yazık ki bu vatanı en çok kendilerinin düşündüklerini iddia ediyorlar.Diğer taraftan Baykal Efendi "..ben görüşürüm ama kamera da olsun odada" diyerek işi sulandırıyordu.Devlet sırrı nedir bilmeyen anamuhalefet lideri Baykal, kaderin cilvesine bakın ki en utanç verici sırrının ortaya çıkmasını bir kamera yüzünden engelleyemiyordu.Kısacası başbakanın en büyük iki hayal kırıklığından biri, bu kadar önemli bir konuda birliktelik çağrılarına muhalefetin kulak tıkaması oluyordu.Diğer hayal kırıklığı ise dağdan indirme planının bir parçası olan "silah bırakanı affetme" olayında dağdan inenlerin kendilerine yakışır bir şekilde yine dönek çıkmaları oldu.Muhalefette pkk'nın sağladığı bu fırsatı kullandı da kullandı.Bakın hala yüzsüzce "haburda pkklıları karşıladın" diyerek halkın milli duygularını iğneleyip o öfkeyi pkknın istediği gibi Erdoğan'a yöneltiyorlar.Aferin Bahçeli'ye iyi analiz etmiş milleti,sömürebildiğin kadar sömür o yüzden.Ama unuttuğun bişey var ki bu kadar oyun oynarsan milli duygularımızla bir gün o duygularımız canlılığını yitirir,tepkisizleşiriz.Ama bu senin umrunda değil değil mi? Evet değil ama şunu da unutma ki bu ülkenin milli duyguları yıpranır ve yorulursa bundan en fazla sen zararlı çıkarsın en karlı da pkk olur.Aslında öyle ya zaten sen varlığını pkk'ya borçlusun.Onu bitirmek seni bitirmek anlamına gelir.Neyi sömürebileceksin ki o olmazsa.Şehit haberi gelmezse meydanlarda neyi konuşacaksın,kimi asalım diyecek ve ne sebeple hükümete yükleneceksin.

Aslında bu yazıyı yazmamın ana sebebi Kılıçdaroğlu'nun başbakandan sonra kendisinin de Gediktepe'yi ziyaret etme isteğiydi.Bu konu hakkında söyleyecek bir kaç sözüm vardı.Öncelikle nerden çıktı bu ziyaret kısa bir hatıraltma yapayım.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 11 askerimizi şehit verdiğimiz taburu ziyaret etmiş,onlara moral vermiş,üzüntülerini hafifletmek için Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ'la beraber Gediktepe'de nöbet bekleyen askerlerimizi de mevzide görmeye gitmişti.Bir saat boyunca askerlerle sohbet etmiş bunu da psikolojik olarak destek olmak adına yapmıştı.Sınırın en uç noktasında Genel Kurmay Başkanı ve komutanlardan brifing almış,bu incelemeler sırasında da komutanların güvenlik önlemleri dolayısıyla eğilme isteklerine uymuştu.Bu sırada çekilmiş fotoğraflar o günden beri tartışma konusu.Genelkurmay tartışmalara şu açıklamayla son noktayı koymuştu.

" Orası düzenli bir cephe mevzi değil, Türkiye-Irak sınır hattının tam üzerindedir. Sıfır hattıdır. Güneyi Irak'ın kuzeyidir, güneydeki arazi daha hakim bir arazidir. Her zaman bir kaç teröristin veya keskin nişancıların civarda bulunması mümkündür. Mevzilerde iken Türkiye Cumhuriyeti Başbakanını ve komutanlarını tehdide açık bir şekilde ayakta tutmak doğru bir hareket tarzı olmazdı. Kısacası bu askeri bir gerekliliktir".

Peki bitti mi tarışmalar.Hayır bitmedi.Başbakana o fotoğraf soruldu.Bu bir acziyetin mi göstergesi denildi.Ayakta dursaydı ya.Neden oturdu denildi.Sonra Kılıçdaroğlu "Ben orada oturan bir başbakan istemiyorum" dedi.Halbuki Erdoğan sınırı ziyaret eden ilk başbakandı.Kılıçdaroğlu dayanamayıp "Ben de gitmek istiyorum" dedi."Ben oturmazdım" demişti zaten."Göstereyim size nasıl ayakta durduğumu" demek için olduğu apaçık ortada.Ama yine söyleyecek çok şey bırakıyor geriye.Birincisi şayet "..ayakta durmak tehlikelidir Başbakanım.." uyarısına uymayan Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na bir saldırı gerçekleştirilseydi sorumlusu kim olarak gösterilecekti."Başbakan'a oturmasını söyledik ama o oturmadı" açıklamasını yapan komutanlar mı yoksa " Davos'ta ki erkekliği burda da yapmak istedi,askeri dinlemezsen olacağı buydu" denilecek olan Başbakan mı?Peki kim sevinirdi orda Erdoğan'ın vurulmasına? "Başbakanınızı bile vurduk,Başbakanını bile koruyamayan bir ordunuz var" diye güç gösterisi yapacak olan pkk'mı yoksa "ölse de koltuğa biz geçsek" diye bekleyen muhalefet mi? Ülkenin şova ihtiyacı yok şu aralar.Ama birilerinin şova ihtiyacı olduğu açık.



Her alanda başbakanı taklit eden bir Kılıçdaroğlu izleyeğiz sanırım.Başbakanın her eleştrildiği noktada çıkıp eleştrilerin tersi yönünde bir tavır koyacaktır.Amaç farklı bir fotoğraf.Yarın bi gün beş karış toprağı,5 dikili ağacı olmayan bi adam çıkıp çiftçiymiş gibi gelip Kılıçdaroğluna hakaretler ettiğinde bizim Gandi "ananı da al gel" derse hiç şaşmam.Çünkü pozisyonunun nedenini bilen biri değil.Pkk'nın ve İmralı'da ki itin en fanatik hayranı Yalçın Küçük için nasılda can siperane açıklamalar yapmış naasılda sinirlenmişti hatırlasanıza.Pkk'yı,apo'yu övüp açık şekilde destek veren,Atatürk'e hakaret eden Yalçın Küçük'ün haklı bir gerekçe ile tutuklu olduğunu kimse bana izah edemez diyen bir Kılıçdaroğlunun kimin avukatı olduğunu söylememe gerek yok.Ayrıca ben gelirsem terör hemen bitecek,sadece biz bitirebiliriz dedi.Bunu eğer pkk ile bağlantısına dayanarak söylüyorsa çok vahim,yok bir planın var da başbakanın çağrılarına uymayıp köşe kapmaca oynayıp,bu kadar şehit vermemize aldırış etmiyor,illede ben koltukta yapacam diyorsan bu çok daha vahim.Bakınca birincisi daha mantıklı geliyor.Ergenekon ve pkk aynı amaca hizmet eden aralarından su sızmayan iki terör örgütü.Chp ise ergenekonun avukatı.Bunu kendileri söylüyor.O yüzden bu terör işini chp'nin bitirebileceği iddiasının arkası boş değil.Zamanında bir darbe sonrası nasıl bir gecede olaylar bitmiş,silahlar susmuşsa,chp olurda başa gelirse o gün terörün bitme ihtimali çok yüksek.Bunu darbe ve darbenin sebeplerini birlikte ele alarak düşünmeniz gerektiğini hatırlatırım.

Erdoğan bize lazımdı.Kutluyorum onları, komutanlarımızın ellerinden öpüyorum.İyi edip korudunuz Başbakanımızı.Yakında orada şov yapmaya gelecek bir Gandi var.Boşverin bırakın yapsın şovunu.Dün vatan evlatlarının kahramanca çarpiştığı o mevzide bir siyasi lider şov yapsın bırakın.Hem korkmayın ona pkk silah sıkmaz.Kum torbalarının üzerine çıkmakta isteyebilir.Engel olmayın paşam.Çıksın.Biz anlatamadık ona.Çok toy,çok acemi,bilmiyor işi,hem daha yeni.Söyledik ona,"bak Gandi" dedik."Senin amacın şov.Orası manevi bir yer,daha kırkı dolmadı şehitlerimizin,daha kanları kurumadı.Orda yapma.Sana şov yapma demiyoruz ama orda olmaz.Bak Asuman Abla var,seni wipe out'a çıkaralım orda yap şovunu balonlardan atla,yumruk duvarından geç,Hulk adında yeşil bi yarışmacı vardı karşına onu çıkarırız ama sen yiğitsin kazanırsın" dedik ama yok bizimki çok heyecanlı tutturdu "ben de gidecem.Ayakta duracam" diye."Gideydim oraya açeydim kollarımıııı" diye sayıklıyor.Yapacak bişey yok komutanım.Bugünlerde bi Gandi Efendi gelirse bırakın yapsın şovunu.Çıkmak isterse kum torbalarının üzerine.Engel olmayın.Bir kez daha başımız sağolsun paşam.Olsun.. yeter ki vatan sağolsun.

Son söz "Ben oturan başbakan istemiyorum demiş" Kemal Efendi.Ama ben de "Ayakta durup boş bakan" biri istemiyorum.

Birilerini kırdıysam özür dilerim ama şehitlerimiz sayesinde birilerinin kendine çıkar sağlaması artık zoruma gidiyor.Dayanamadım.Kimse üzerine alınmasın.Sürçü lisan ettiysem affola.

Bizi de Okusana ;) × +