Yapmayın yazıktır...

Çevre kirliliğinden kaç defa bahsettim bilmiyorum. Hatta o kadar ki yazılarımı takip edenler "bu kaçıncı yahu" diyeceklerdir.

Ancak, Dünya'nın bu kötü gidiş hattını gördükçe insanları defalarca uyarmayı kendime bir görev olarak görüyorum.

Fark ettiniz mi bilmiyorum Dünya'nın her yerinde afetlerin şiddeti gittikçe büyüyor.

Doğal denge diye bir şey kalmadı (Ki doğal olarak densiz olmamak için ne yapmalı? yazısında bunlardan bahsetmiştim.)

Örnek mi?

Normalde her sene lapa lapa kar yağan bölgelere 4-5 sene boyunca hiç kar yağmıyor. Bölgede mevsim normallerinin üstünde sıcaklık oluyor.

Sonra bir sene geliyor aşırı kar yağıyor...

Yine sonra... Hiç bir şey yok...

Fark ettiniz mi acaba? Dünyanın en büyük gölleri sıralaması kuraklıktan sürekli değişiyor... Bu duruma ülkemizde en iyi örnek Tuz Gölü. Gölün bir iki sene önceki haliyle son halini uydu fotoğraflarını karşılaştırdığımızda anlıyoruz...

Kanada da petrol kumundan petrol elde etmek için her yer bitap durumda Kanada'nın gölünde 2 ağızlı balık yaşıyor...

Kuraklığıyla ünlü Afrika da kar yağıyor...

Karadeniz de seller bitmek bilmiyor...

Büyük şehirlerde devasa boyutlarda seller yaşanıyor...

Sonra belediye başkanları çıkıp: "e tabi doğal afet diye boşuna demiyoruz bizim ne suçumuz var?!" diyorlar pişmiş kelle gibi sırıtıp...

Yahu nasıl ne suçunuz var? Hem suçlu hem güçlü diye bu tip insanlara deniliyor olsa gerek!

Hem imara açıyorsun dere bölgesini sonra en ufak bir yağmurda sel oluyor... Vay efendim nasıl olmuş?!

dikkat edin o imara açılan ve sonra sellerle kapanan yerlerin çok büyük bir kısmı tarihte bile özellikle ev oturtulmasına izin verilmeyen yerler... Yani bunu bilmek için dahi yada mühendis olmaya gerek yok...

Honkong da temiz hava alamıyorsun. Uzmanlar dışarı çıkılmaması için uyarıda bulunuyor.

Daha sayamadığım Dünya nın dört bir yanı var...

Peki bu durumun çevre kirliliğiyle ne mi ilgisi var? Çok ilgisi var...

Çevre ne kadar kirlenirse o kadar zararlı gazlar oluşur. Ki bildiğiniz üzere küresel ısınmanın sebebi olan "sera gazları" bu gazlardan oluşur.

Sonra ne mi olur?

Buzullar erir, seller olur, yangınlar bitmez, deniz seviyesi yükselir, iklimler değişir...

Bakın, doğanın kanunları serttir. Ona iyilik yaptığında yüz katı iyilik, kötülük yaptığında yüz katı kötülük yapar... Doğanın adalet anlayışı ülkemizde ki gibi parası olana çalışmaz. Ona kim bir şey yaparsa ona çalışır... Ayrım yapmaz...

İşte bu yüzden gelin el ele verelim "çöpçüler ne için var o zaman yere çöp atalım!" mantığıyla hareket etmeyelim.

Yoksa bu gidişle bırakın tatilde altında gölge bulup dinlendiğimiz ağaçları bulmayı, o ağacın üstüne konan hayvanları ve böcekleri bile ancak rüyamızda görürüz.

Yapmayın... Yazıktır...

VOLKAN KAHYALAR
Çevre kirliliğinden kaç defa bahsettim bilmiyorum. Hatta o kadar ki yazılarımı takip edenler "bu kaçıncı yahu" diyeceklerdir.

Ancak, Dünya'nın bu kötü gidiş hattını gördükçe insanları defalarca uyarmayı kendime bir görev olarak görüyorum.

Fark ettiniz mi bilmiyorum Dünya'nın her yerinde afetlerin şiddeti gittikçe büyüyor.

Doğal denge diye bir şey kalmadı (Ki doğal olarak densiz olmamak için ne yapmalı? yazısında bunlardan bahsetmiştim.)

Örnek mi?

Normalde her sene lapa lapa kar yağan bölgelere 4-5 sene boyunca hiç kar yağmıyor. Bölgede mevsim normallerinin üstünde sıcaklık oluyor.

Sonra bir sene geliyor aşırı kar yağıyor...

Yine sonra... Hiç bir şey yok...

Fark ettiniz mi acaba? Dünyanın en büyük gölleri sıralaması kuraklıktan sürekli değişiyor... Bu duruma ülkemizde en iyi örnek Tuz Gölü. Gölün bir iki sene önceki haliyle son halini uydu fotoğraflarını karşılaştırdığımızda anlıyoruz...

Kanada da petrol kumundan petrol elde etmek için her yer bitap durumda Kanada'nın gölünde 2 ağızlı balık yaşıyor...

Kuraklığıyla ünlü Afrika da kar yağıyor...

Karadeniz de seller bitmek bilmiyor...

Büyük şehirlerde devasa boyutlarda seller yaşanıyor...

Sonra belediye başkanları çıkıp: "e tabi doğal afet diye boşuna demiyoruz bizim ne suçumuz var?!" diyorlar pişmiş kelle gibi sırıtıp...

Yahu nasıl ne suçunuz var? Hem suçlu hem güçlü diye bu tip insanlara deniliyor olsa gerek!

Hem imara açıyorsun dere bölgesini sonra en ufak bir yağmurda sel oluyor... Vay efendim nasıl olmuş?!

dikkat edin o imara açılan ve sonra sellerle kapanan yerlerin çok büyük bir kısmı tarihte bile özellikle ev oturtulmasına izin verilmeyen yerler... Yani bunu bilmek için dahi yada mühendis olmaya gerek yok...

Honkong da temiz hava alamıyorsun. Uzmanlar dışarı çıkılmaması için uyarıda bulunuyor.

Daha sayamadığım Dünya nın dört bir yanı var...

Peki bu durumun çevre kirliliğiyle ne mi ilgisi var? Çok ilgisi var...

Çevre ne kadar kirlenirse o kadar zararlı gazlar oluşur. Ki bildiğiniz üzere küresel ısınmanın sebebi olan "sera gazları" bu gazlardan oluşur.

Sonra ne mi olur?

Buzullar erir, seller olur, yangınlar bitmez, deniz seviyesi yükselir, iklimler değişir...

Bakın, doğanın kanunları serttir. Ona iyilik yaptığında yüz katı iyilik, kötülük yaptığında yüz katı kötülük yapar... Doğanın adalet anlayışı ülkemizde ki gibi parası olana çalışmaz. Ona kim bir şey yaparsa ona çalışır... Ayrım yapmaz...

İşte bu yüzden gelin el ele verelim "çöpçüler ne için var o zaman yere çöp atalım!" mantığıyla hareket etmeyelim.

Yoksa bu gidişle bırakın tatilde altında gölge bulup dinlendiğimiz ağaçları bulmayı, o ağacın üstüne konan hayvanları ve böcekleri bile ancak rüyamızda görürüz.

Yapmayın... Yazıktır...

VOLKAN KAHYALAR

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"

BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILARIN YASAL HAK VE SORUMLULUKLARI YAZARLARA AİTTİR.