Olric ile Yarışıyorum...

Biliyorsunuz ki ben bir "Olric kovan"ım... Kovmakla olmuyor sayın okur... Nasıl ki 28 Şubat AKP'yi yarattı... Kovunca olmuyor sayın okur... Daha güçlü yeşeriyor bilinçaltının yabani otları... Doğrudan mücadele gerekiyor; kökünden yakalayıp transforme etmek elzem... Zihnin topraklarına kazmayı vuracaksın len!...

Olric ile yarışıyorum sayın okur...

http://olricsizmisiniz.blogspot.com/

Ters bir yarış bu... Yani ben yazdıkça izleyici sayım azalıyor; o yazdıkça artıyor... Ben Avatar'daki Kutsal Ağaç oldukça, meyve veren, umut veren, ışıldayan bir şey... "OL"dukça... Yarışta vitesi geriye takılmış bir araç gibi kıçıma taşı yiyiyorum... Olric? Dante'ye taş çıkarır bir cehennme tasvir ettikçe... Ne oluyor yani? Ne diyorsunuz birbirinize? Bak burada karanlıklardan çözünürlüğü daha yüksek bir cehennem ören Olric 2.0 var... Hadi gidip onu takip edelim artık... Aşağıya doğru...

Biliyorum bilinçaltı paternleri (ister ızdırap, ister mutluluk olsun) kırılması kolay, içinden çıkılması güç olmayan hapishaneler değil...

Hatta bu yazıda ağladığım için bir "klik" sesi duydunuz değil mi beyninizde? Ağlama? Tanıdık değil mi? Merak etmeyin... Hevesiniz kursağınızda kalacak... :)

Yaşamımda ne büyük ızdıraplar çektim... Ne büyük haksızlıklar... Ve şimdi de eşekler gibi çalışıyorum... Buridan'ın eşeğiyim... Yahu nedir bu ağlama sizdeki? HEY!!!! ALOOOO!!!! Yaşamın "saçmalığı" yeni bir haber değil!!!... Şarabını yudumlarken hayatın anlamsızlığından acı çekmek Fransa'da 45'lerin modasıydı bebişlerim... Sartre dedemin mezarına bir çiçek de benden...

Olric'ciğim... Tutunamayanlar kanca takmayı öğrendi :)

Şimdi benim ağlak halkım... Hani Türkiye'de popun yeni doğduğu, hani her şeyin daha "samimi ve saf" olduğu zamanlarda iki şarkı vardı... Hani siz unutmuştunuz... Hatırlatalım bir bebek saflığıyla... Şarkıları bir dinleyin... Ağlamanız bitince sümüğünüzü silin... Yapacak işlerimiz var...

Mustafa Sandal - Bu Şarkı Yarınlara 
 

Yeşim Salkım - Yoktan Geliyorum

Biliyorsunuz ki ben bir "Olric kovan"ım... Kovmakla olmuyor sayın okur... Nasıl ki 28 Şubat AKP'yi yarattı... Kovunca olmuyor sayın okur... Daha güçlü yeşeriyor bilinçaltının yabani otları... Doğrudan mücadele gerekiyor; kökünden yakalayıp transforme etmek elzem... Zihnin topraklarına kazmayı vuracaksın len!...

Olric ile yarışıyorum sayın okur...

http://olricsizmisiniz.blogspot.com/

Ters bir yarış bu... Yani ben yazdıkça izleyici sayım azalıyor; o yazdıkça artıyor... Ben Avatar'daki Kutsal Ağaç oldukça, meyve veren, umut veren, ışıldayan bir şey... "OL"dukça... Yarışta vitesi geriye takılmış bir araç gibi kıçıma taşı yiyiyorum... Olric? Dante'ye taş çıkarır bir cehennme tasvir ettikçe... Ne oluyor yani? Ne diyorsunuz birbirinize? Bak burada karanlıklardan çözünürlüğü daha yüksek bir cehennem ören Olric 2.0 var... Hadi gidip onu takip edelim artık... Aşağıya doğru...

Biliyorum bilinçaltı paternleri (ister ızdırap, ister mutluluk olsun) kırılması kolay, içinden çıkılması güç olmayan hapishaneler değil...

Hatta bu yazıda ağladığım için bir "klik" sesi duydunuz değil mi beyninizde? Ağlama? Tanıdık değil mi? Merak etmeyin... Hevesiniz kursağınızda kalacak... :)

Yaşamımda ne büyük ızdıraplar çektim... Ne büyük haksızlıklar... Ve şimdi de eşekler gibi çalışıyorum... Buridan'ın eşeğiyim... Yahu nedir bu ağlama sizdeki? HEY!!!! ALOOOO!!!! Yaşamın "saçmalığı" yeni bir haber değil!!!... Şarabını yudumlarken hayatın anlamsızlığından acı çekmek Fransa'da 45'lerin modasıydı bebişlerim... Sartre dedemin mezarına bir çiçek de benden...

Olric'ciğim... Tutunamayanlar kanca takmayı öğrendi :)

Şimdi benim ağlak halkım... Hani Türkiye'de popun yeni doğduğu, hani her şeyin daha "samimi ve saf" olduğu zamanlarda iki şarkı vardı... Hani siz unutmuştunuz... Hatırlatalım bir bebek saflığıyla... Şarkıları bir dinleyin... Ağlamanız bitince sümüğünüzü silin... Yapacak işlerimiz var...

Mustafa Sandal - Bu Şarkı Yarınlara 
 

Yeşim Salkım - Yoktan Geliyorum

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"

BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILARIN YASAL HAK VE SORUMLULUKLARI YAZARLARA AİTTİR.