Kendimi Kendimden Kıskanmak..


+ Canım Ailem dizisini bitirmeleri fena halde canımı sıktı.. Gönül rahatlığıyla izleyebildiğim birkaç diziden birinin, ansızın sonlandırılması, televizyon yönetimini hayır ile yâd etmemi (!) sağladı..



+
Eskisi kadar baba olma özlemi yok içimde.. Hatta ne yalan söyleyeyim, içimde çocuklara karşı bile çok fazla bir sevgi kalmadı.. Çevremdeki hiç bir evli erkek mutlu değil.. Öte yandan bu mutlu olmayan evli erkeklerin hiçbiri, babalığını doyasıya yaşayamıyorlar.. Herkes mutsuz.. Şöyle etrafımda "mutluyum" diyen tek bir kişi bile yok.. Öyle fena bir durumdayız ki.. İçimde babalık özlemi ve çocuklara olan sevginin kalmamasının nedeni, çevremdeki mutsuz evlilikler değil; ben, kendimden başka kimseyi sevemiyorum, onu farkettim.. Seviyormuş gibi davranıyor olmam da tamamen benim iyi bir yalancı olmamdan kaynaklanıyor..



+ Ne kadar da gösteriş meraklısı olduk öyle.. Hemen herkes marka giysiler giyiniyor, marka papuçlar takıyor.. Gözümüzdeki gözlük, saçımızdaki toka, kıçımızdaki don bile marka.. Hepimiz göstermelik yaşar olduk.. Kolumuza taktığımız hatunlar, aile ile tanıştırdığımız koca adayları; tamamen göstermelik objeler.. Ülkemizde, özellikle Şehr-i İstanbul'da, severek evlenen kaç kişi var acaba..?



+ Kendimi o kadar çok seviyorum ki, bencilliğim artık kabına sığmaz oluyor.. Kendimi kendimden kıskanıyorum çoğu zaman.. Biliyorum ki, bu büyük bir rahatsızlık ve yine biliyorum ki, bu durumumu ancak bir psikolog çözebilir.. Yine de kendime o kadar çok hak veriyorum ki, kendimi bir psikoloğa teslim etmeyi bile göze alamıyorum..



+ Psikolojik hastalığımdan olsa gerek, kendime körkütük âşık olmama rağmen aynı oranda kendimden nefret ediyorum.. Çoğu zaman kendimden o kadar fazla nefret ediyorum ki; kendimi çok sevmesem, anında kendime bir şey yapabilirim.. (Bu son cümleyi anlayabilmek için benim durumumda olmak gerekli.. Bu sebeple anlamak için zorlama kendini.. )



+ O kadar pişmanım ve sana karşı öyle ezik bir durumdayım ki, bir kez karşıma geçsen, gözüme baksan, nefretle bana "yok ol!" desen, o an kendimi yok edebilirim..

+ Canım Ailem dizisini bitirmeleri fena halde canımı sıktı.. Gönül rahatlığıyla izleyebildiğim birkaç diziden birinin, ansızın sonlandırılması, televizyon yönetimini hayır ile yâd etmemi (!) sağladı..



+
Eskisi kadar baba olma özlemi yok içimde.. Hatta ne yalan söyleyeyim, içimde çocuklara karşı bile çok fazla bir sevgi kalmadı.. Çevremdeki hiç bir evli erkek mutlu değil.. Öte yandan bu mutlu olmayan evli erkeklerin hiçbiri, babalığını doyasıya yaşayamıyorlar.. Herkes mutsuz.. Şöyle etrafımda "mutluyum" diyen tek bir kişi bile yok.. Öyle fena bir durumdayız ki.. İçimde babalık özlemi ve çocuklara olan sevginin kalmamasının nedeni, çevremdeki mutsuz evlilikler değil; ben, kendimden başka kimseyi sevemiyorum, onu farkettim.. Seviyormuş gibi davranıyor olmam da tamamen benim iyi bir yalancı olmamdan kaynaklanıyor..



+ Ne kadar da gösteriş meraklısı olduk öyle.. Hemen herkes marka giysiler giyiniyor, marka papuçlar takıyor.. Gözümüzdeki gözlük, saçımızdaki toka, kıçımızdaki don bile marka.. Hepimiz göstermelik yaşar olduk.. Kolumuza taktığımız hatunlar, aile ile tanıştırdığımız koca adayları; tamamen göstermelik objeler.. Ülkemizde, özellikle Şehr-i İstanbul'da, severek evlenen kaç kişi var acaba..?



+ Kendimi o kadar çok seviyorum ki, bencilliğim artık kabına sığmaz oluyor.. Kendimi kendimden kıskanıyorum çoğu zaman.. Biliyorum ki, bu büyük bir rahatsızlık ve yine biliyorum ki, bu durumumu ancak bir psikolog çözebilir.. Yine de kendime o kadar çok hak veriyorum ki, kendimi bir psikoloğa teslim etmeyi bile göze alamıyorum..



+ Psikolojik hastalığımdan olsa gerek, kendime körkütük âşık olmama rağmen aynı oranda kendimden nefret ediyorum.. Çoğu zaman kendimden o kadar fazla nefret ediyorum ki; kendimi çok sevmesem, anında kendime bir şey yapabilirim.. (Bu son cümleyi anlayabilmek için benim durumumda olmak gerekli.. Bu sebeple anlamak için zorlama kendini.. )



+ O kadar pişmanım ve sana karşı öyle ezik bir durumdayım ki, bir kez karşıma geçsen, gözüme baksan, nefretle bana "yok ol!" desen, o an kendimi yok edebilirim..

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"

BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILARIN YASAL HAK VE SORUMLULUKLARI YAZARLARA AİTTİR.