* YAZARLARIMIZDAN SİZİN İÇİN SEÇTİĞİMİZ BLOG YAZILARI *

bu ara bloga vurdum kendimi...


kendimi bloga vurduğum zamanlar...
ilginç günler...
neler yaşayıp,neler görüyoruz.yaş olmuş neredeyse 45,yolun kimbilir neresindeyim.25-30 senedir,pkk varlığı varmış bu ülkede.aşağı yukarı ömrümün 2/3 üne tekamül ediyor.bir askerlik zamanında doğru dürüst hissetmemin dibine gelmişim.o da "ben güneydoğuya gitmek istiyorum"dediğimde bölük astsubayına; "ne işin var senin orada?" cevabı ile geri çevrilmişti.niye geri çevrildiğini burada yazmayacağım.bir de iş seyahatinde araçla elazığ-diyarbakır karayolunda giderken dağ/tepelerde türk bayrağı asılı korucu barakalarını gördüğümde hissetmişim.bu hissiyatlar kendi içine girdiğim süreçlerle ilgili.tvlerde,internet ortamında gördüklerim ile hissettiklerim farklı şeyler.
gördüğüm başbakanlar;ecevit,demirel,erbakan,çiller,özal,akbulut(o kim diye sorduğunuzu hissediyorum),ulusu,erdoğan.başka varmıydı? varsa onları hatırlayamadım.
80 ihtilalini hatırlıyorum,bir gece öncesinde siyah-beyaz tvde program arasında "ey vataan göz yaşlaarın dinsin,yetiştik çünkü biz!"marşı çalmıştı.12 eylül olduğunda marşın ne anlama geldiğini anlamıştım(!).birilerini uyandırma da olabilirdi."ihtilal,yarın!" gibi.vs.vs.bir sürü sebeple yayınlatılmış olabilirdi.sokaklara tankların ve askerlerin yerleştirildiğini gördüm,camdan bakarken.halk "illallah"demiş olacak ki; o ruh hali ile genel olarak sahiplenildi 12 eylüle.siz bakmayın şimdi 12 eylülcülere atıp tutulduğuna.o zaman ki;hava öyleydi.halkta yılgınlık olmuş,insanlar hava karardıktan sonra sokağa çıkamaz olmuş,önlerinin kesilip "sağcımısın?solcumusun?"sorusuna muhatap olunduğu günlerdi.dükkanlar "boykot var"diye kapattırılır,esnaf da ekmek derdini bir tarafa koyup,can derdinin hesabını yaptığından kapatırdı dükkanını.liseler neredeyse her hafta boykottaydı.üniversiteler,çatışma alanları,kurtarılmış yerlerdi.o üniversitede solcuların,bu yurt sağcıların vs.o zamanları yaşamayanlar bilmez,aynı anne-babadan doğma iki kardeşten biri sağcı,biri solcu olabiliyor ve birbirlerine kurşun sıkabiliyorlardı.sonra noldu? bir hafta da herkes paket yapıldı.boş yere o kadar genç resmen telef(!)olmuştu demek ki!herşey sütliman yapılabiliyormuş.ama ihtilal yapılmalıymış ya!
neyse,bunu da geçelim.dedim ya,bloga vurdum kendimi,daldan dala atlıyorum.
12 eylül olmadan 8 ay önce babamı kaybetmiştim.yaşım 15di.yetim kelimesinin anlamını o zamanlar öğrendim.rahmetli liselerin karışıklıkları yüzünden,beni ihlye vermişti.o zamanlar imtihanla giriliyordu.19.olarak okula girmiştim.ileriyi görmüş,ileride hem ingilizce,hem arapça sana çok lazım olacak,bu ikisini de iyi öğren demişti.ben ortaokuldan sonra ihlden ayrılınca arapça hayatımdan neredeyse lisan olarak çıktı.ingilizcem ihlde iyiydi,onunla liseyi bitirdim,lisede hiç ingilizce çalıştığımı hatırlamam.hatta sayemde çok arkadaşım ingilizceden geçmiştir.tuhaf gelecek ama,ingilizce hocamız cami imamıydı,karlıtepe camisi imamı! ilginç değil mi? dersler boş geçmesin diye imam dışarıdan derslere gelir,bize ingilizce öğretirdi.onun öğrettikleri ortaokul ingilizcesi ile liseyi de bitirmiştim.liselerdeki herkesin ingilizce seviyesi aynı değildi,herkes başka başka okullardan geldiğinden,bir çok öğrenci doğru düzgün ingilizce eğitimi bile almamıştı.
bunu da geçtim.
hatta mola...

Bizi de Okusana ;) × +