Yanlış Teslimat


Sayın Kılıçdaroğlu bir gömlek aldı, alıp almadığına pişman oldu.

Tamam, eğer bir düşünceniz var ise ve o düşünceniz yoksullardan ve emekçilerden yana ise. Eğer onlar gibi görünmeyip ve onlar gibi yaşamazsanız savunduğunuz düşüncelerde ne kadar samimi olursanız olun daima halkın gözünde elit olarak kalırsınız.

Yediklerinizle, içtiklerinizle ve giydiklerinizle sade ve gösterişsiz bir şekilde yaşamınızı sürdürmek zorundasınız.

O yüzden savunduğunuz düşüncelerin dışındaki bir yaşamı halkın gözüne batırır bir şekilde yaşamayacaksınız, yaşayamazsınız zaten. Her an karşınıza biri çıkıp öyle bir laf eder ki cevap dahi veremezsiniz.

Eşitlikten yana bir dünya görüşünüz olabilir. Ama doğada ve ideolojilerde hiçbir zaman mutlak eşitlik diye bir şey yoktur.

Ama aradaki uçurumda bugünkü gibi fare ile fil kadar da değildir.

Bunun içindir ki, komünist toplumda ezen ve ezileninin, sömüren ve sömürenin olmadığı sınıfsız bir toplum anlayışından dolayı “herkesin yeteneğine göre iş, her kesin ihtiyacına göre aş” kuralı geçerlidir.

Neyse biz gelelim konumuza.

Sayın Kılıçdaroğlu kendi parası alıp giydiği bir gömleğin hesabını siyasette polemik yapmak isteyen birilerine vermek zorunda kaldı.
Ve bence çok büyük bir hataya da düştü.

“Üstümdeki gömleği bir gazeteciye vereceğim” gibi son derece anlamsız bir tavır içine girdi.

Böylesi bir tavır içine girmenin ne gereği vardı. Zaten kendi paramla aldım demekle gerekli cevabı verdin. Konuyu kapa geç.

Konuyu kapayıp geçmeyi bir kenara bırakıp, sonrasında çok daha büyük bir yanlış harekette bulunmuş, Sayın Kılıçdaroğlu.

Götürmüş gömleği Star Televizyonunun Genel Yayın Yönetmeni olan Uğur Dündar’a hediye etmiş.

Uğur Dündar’ın da bu gömleğe çok ihtiyacı vardı. Ve böyle bir gömleği alıp giyecek bir pozisyona sahip değil. Hep böyle bir gömlek giymeyi hayal etmiştir. İyi olmuş sonunda hayaline kavuşmuş.

İşte bence Sayın Kılıçdaroğlunun “halkçı” düşüncesi burada bitmiştir.

Elinde olan bir gömleği, asla sahip olamayacak yoksul birine hediye etmek yerine istese onun gibi 100 tane gömlek alabilecek olan birisine hediye etmesi Sayın
Kılıçdaroğlunu birçok emekçinin gözünde bitirmiştir, bitirmiş olmalı.

Ne kadar süslü püslü laflar ederseniz edin, elinize geçen imkanları o etkilemek için söylediğiniz insanlar ile paylaşmaz gider size çıkar sağlayacak olan insanlar ile paylaşırsınız.

Bir gömleğin yaptığına bakın siz. Arkanızdan esen rüzgarı bir anda önünüzden estirip koşmanızı engelleyecek duruma sokuverdi.
Olmadı Sayın Kılıçdaroğlu, hem de hiç olmadı.
Sayın Kılıçdaroğlu bir gömlek aldı, alıp almadığına pişman oldu.

Tamam, eğer bir düşünceniz var ise ve o düşünceniz yoksullardan ve emekçilerden yana ise. Eğer onlar gibi görünmeyip ve onlar gibi yaşamazsanız savunduğunuz düşüncelerde ne kadar samimi olursanız olun daima halkın gözünde elit olarak kalırsınız.

Yediklerinizle, içtiklerinizle ve giydiklerinizle sade ve gösterişsiz bir şekilde yaşamınızı sürdürmek zorundasınız.

O yüzden savunduğunuz düşüncelerin dışındaki bir yaşamı halkın gözüne batırır bir şekilde yaşamayacaksınız, yaşayamazsınız zaten. Her an karşınıza biri çıkıp öyle bir laf eder ki cevap dahi veremezsiniz.

Eşitlikten yana bir dünya görüşünüz olabilir. Ama doğada ve ideolojilerde hiçbir zaman mutlak eşitlik diye bir şey yoktur.

Ama aradaki uçurumda bugünkü gibi fare ile fil kadar da değildir.

Bunun içindir ki, komünist toplumda ezen ve ezileninin, sömüren ve sömürenin olmadığı sınıfsız bir toplum anlayışından dolayı “herkesin yeteneğine göre iş, her kesin ihtiyacına göre aş” kuralı geçerlidir.

Neyse biz gelelim konumuza.

Sayın Kılıçdaroğlu kendi parası alıp giydiği bir gömleğin hesabını siyasette polemik yapmak isteyen birilerine vermek zorunda kaldı.
Ve bence çok büyük bir hataya da düştü.

“Üstümdeki gömleği bir gazeteciye vereceğim” gibi son derece anlamsız bir tavır içine girdi.

Böylesi bir tavır içine girmenin ne gereği vardı. Zaten kendi paramla aldım demekle gerekli cevabı verdin. Konuyu kapa geç.

Konuyu kapayıp geçmeyi bir kenara bırakıp, sonrasında çok daha büyük bir yanlış harekette bulunmuş, Sayın Kılıçdaroğlu.

Götürmüş gömleği Star Televizyonunun Genel Yayın Yönetmeni olan Uğur Dündar’a hediye etmiş.

Uğur Dündar’ın da bu gömleğe çok ihtiyacı vardı. Ve böyle bir gömleği alıp giyecek bir pozisyona sahip değil. Hep böyle bir gömlek giymeyi hayal etmiştir. İyi olmuş sonunda hayaline kavuşmuş.

İşte bence Sayın Kılıçdaroğlunun “halkçı” düşüncesi burada bitmiştir.

Elinde olan bir gömleği, asla sahip olamayacak yoksul birine hediye etmek yerine istese onun gibi 100 tane gömlek alabilecek olan birisine hediye etmesi Sayın
Kılıçdaroğlunu birçok emekçinin gözünde bitirmiştir, bitirmiş olmalı.

Ne kadar süslü püslü laflar ederseniz edin, elinize geçen imkanları o etkilemek için söylediğiniz insanlar ile paylaşmaz gider size çıkar sağlayacak olan insanlar ile paylaşırsınız.

Bir gömleğin yaptığına bakın siz. Arkanızdan esen rüzgarı bir anda önünüzden estirip koşmanızı engelleyecek duruma sokuverdi.
Olmadı Sayın Kılıçdaroğlu, hem de hiç olmadı.

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"

BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILARIN YASAL HAK VE SORUMLULUKLARI YAZARLARA AİTTİR.