Senai Demirci'nin Yüreğine Sağlık!!


Eylemsizlik, karşı konulmaz bir direniştir. Zalimlerin elini kolunu bağlar.
Sivil itaatsizlik, korkunç bir silahtır. Silah sahiplerinin en büyük silahını, saldırı iddiasını, ellerinden çekip alır.
Herkese rağmen insan kalmak, her şeye karşın insanca durmak, gammaz bir aynadır; katilleri kendi kanlı ellerine yakalatır, zalimleri kendi kanlı yüzleriyle tanıştırır.
Gazze konvoyu silahsız.
Ellerinde bisküvi var, su var, ekmek var, ilaç var.
Yetim kız çocuklarına oyuncak bebek taşıyorlar.
Ayaklarını kaybetmiş çocuklara protez götürüyorlar.
Tebessüm var yanlarında.
Yüreklerindeki sevgiyle yürüyorlar.
Açları doyurmak için, hastaları iyileştirmek için ilerliyorlar.
Bal var, reçel var; peynir var, portakal suyu var yanlarında.
Silah yok.
Dünyaya bir ayna tuttu kardeşlerimiz.
Zalim kimmiş görüldü, hain kimmiş görüldü, cani kimmiş görüldü.
Kırıldı can aynalarımız ama yansıttıkları sonsuza dek tarihin akışını değiştirdi.
Şimdi bu aynaya baka baka kendi kanlı yüzünü seyrediyor İsrail…
Kaldıysa, vicdanından çıkan sesi duyacak yeniden.
Bu lekesiz ayna karşısında, egemen medyanın dili dolaştı, propaganda makyajları döküldü.
Bu ayna, vurdumduymaz ve aldırışsız AB ve ABD’nin yüzlerini de kendi karşılarına dikti.
Ve asla çekilmeyecek gözlerinin önünden.
Şehitlerimize binler fatiha!
Ha bir de derin bir not:
İsrail Hükümeti, İsrail vatandaşlarının Türkiye’yi terk etmelerini istemiş.
Bu cümlenin altındaki “hain saldırı”yı okuyabiliyor musunuz?
Endişe ediyor İsrail hükümeti…
Biz de onların yaptığının aynısını yaparmışız gibi.
Bak sen!
Ben sen miyim ey katil! Ben senin yaptığını yapmaya tenezzül edecek adam mıyım? Ben senin gibi eli silahsız adamlara silah çekmeye kalkacak denli gözü dönmüş müyüm? Ben senin gibi topraklarımda misafir ettiğim insanları mı öldüreceğim?
Hükümetimi bilmem ama kendi adıma uyarıyorum:
Bırakın vatandaşlarınıza Türkiye’yi terk etme çağrısını da, siz asıl içinde yürüdüğünüz o “insan sûreti”nin arkasını boşaltın.
Yanıltıyorsunuz bizi.
Biz de sizi “insan” sanıyoruz arada bir.
Bak yine yanıldık…
Tühh…
Tuhh…
/Senai Demirci/


Eylemsizlik, karşı konulmaz bir direniştir. Zalimlerin elini kolunu bağlar.
Sivil itaatsizlik, korkunç bir silahtır. Silah sahiplerinin en büyük silahını, saldırı iddiasını, ellerinden çekip alır.
Herkese rağmen insan kalmak, her şeye karşın insanca durmak, gammaz bir aynadır; katilleri kendi kanlı ellerine yakalatır, zalimleri kendi kanlı yüzleriyle tanıştırır.
Gazze konvoyu silahsız.
Ellerinde bisküvi var, su var, ekmek var, ilaç var.
Yetim kız çocuklarına oyuncak bebek taşıyorlar.
Ayaklarını kaybetmiş çocuklara protez götürüyorlar.
Tebessüm var yanlarında.
Yüreklerindeki sevgiyle yürüyorlar.
Açları doyurmak için, hastaları iyileştirmek için ilerliyorlar.
Bal var, reçel var; peynir var, portakal suyu var yanlarında.
Silah yok.
Dünyaya bir ayna tuttu kardeşlerimiz.
Zalim kimmiş görüldü, hain kimmiş görüldü, cani kimmiş görüldü.
Kırıldı can aynalarımız ama yansıttıkları sonsuza dek tarihin akışını değiştirdi.
Şimdi bu aynaya baka baka kendi kanlı yüzünü seyrediyor İsrail…
Kaldıysa, vicdanından çıkan sesi duyacak yeniden.
Bu lekesiz ayna karşısında, egemen medyanın dili dolaştı, propaganda makyajları döküldü.
Bu ayna, vurdumduymaz ve aldırışsız AB ve ABD’nin yüzlerini de kendi karşılarına dikti.
Ve asla çekilmeyecek gözlerinin önünden.
Şehitlerimize binler fatiha!
Ha bir de derin bir not:
İsrail Hükümeti, İsrail vatandaşlarının Türkiye’yi terk etmelerini istemiş.
Bu cümlenin altındaki “hain saldırı”yı okuyabiliyor musunuz?
Endişe ediyor İsrail hükümeti…
Biz de onların yaptığının aynısını yaparmışız gibi.
Bak sen!
Ben sen miyim ey katil! Ben senin yaptığını yapmaya tenezzül edecek adam mıyım? Ben senin gibi eli silahsız adamlara silah çekmeye kalkacak denli gözü dönmüş müyüm? Ben senin gibi topraklarımda misafir ettiğim insanları mı öldüreceğim?
Hükümetimi bilmem ama kendi adıma uyarıyorum:
Bırakın vatandaşlarınıza Türkiye’yi terk etme çağrısını da, siz asıl içinde yürüdüğünüz o “insan sûreti”nin arkasını boşaltın.
Yanıltıyorsunuz bizi.
Biz de sizi “insan” sanıyoruz arada bir.
Bak yine yanıldık…
Tühh…
Tuhh…
/Senai Demirci/

BU HAFTA EN ÇOK OKUNAN

Sosyolojik Bir Kurum Olarak "Boş Zaman Değerlendirmesi"

BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILARIN YASAL HAK VE SORUMLULUKLARI YAZARLARA AİTTİR.